ALLAH'IN DEDİĞİ OLUR...

70'li yıllarda şimdiki Hacı Derviş Camii'nin az aşağısından Gaziantep'e uzun burunlu opel minibüsler kalkardı. Minibüsün tavana yakın bir kısmında "Allah'ın Dediği Olur" yazısı her yolcunun gözüne çarpardı.

ALLAH'IN DEDİĞİ OLUR...
O yıllarda genç olduğum için bu ifade biraz tuhafıma giderdi. Ne yani "bizim hiç mi irade ve tasarrufumuz yok" derdim içimden.
Gençliğimizde ve sonrasında bir sürü hayallerimiz oldu... O hayallerin bir kısmı gerçekleşti, bir kısmı gerçekleşmedi.
Meselâ üniversite sınavında istediğimiz bölüm olmadı, Allah'ın takdir ettiği İlahiyat Fakültesi oldu. Evlilikte O'nun takdir ettiği bir hanımla hayatımız birleşti. Çocuklarımızın cinsiyeti yine O'nun belirlediği şekilde oluştu.Rızkımız O'nun verdiği kadar kısmet oldu.
O'nun takdir ve taksimatına rıza, şükür ve tevekkül etmek en güzel bir davranış...
Aslına bakarsak biz ne anne-babamızı, ne cinsiyetimizi, ne rengimizi, ne ırkımızı, ne dilimizi, ne boyumuzu, ne memleketimizi hatta dünyaya ne zaman geleceğimizi de seçemiyoruz.
Dilediğine bol bol rızık veriyor, dilediğine kısıyor. Dilediğine çesitli özellikler bahşediyor. Dilediğini zihinsel ve ortopedik özürlü yaratıyor.
Para ve malı çok verdiğini de imtihan ediyor,az verdiğini de imtihan ediyor.
Dilediğine erkek çocuk,dilediğine kız çocuk, dilediğine hiç vermiyor.
Dilediğini az yaşatıyor,dilediğini çok yaşatıyor.
Dilediğini aziz ediyor,dilediğini rezil ediyor.
Bizim hiç mi irade gücümüz yok.Elbette sınırlı da olsa var.Onun için insanın iradesine "cüz'i irade" deniyor.
Bu sınırlı irademizle imtihan dünyasında olduğumuzun farkında ve şuurunda olarak O yüce güce boyun eğip, rızasına nâil olmaktan ve teslimiyetten başka seçeneğimiz de bulunmuyor.
Dervişe sormuşlar;"Allah'la aran nasıl? "Derviş demiş ki "Çok iyi" Nasıl yani demişler.Çünkü hep O'nun dediği oluyor.
**************************************
ÖLÜM HAKKINDA DÜŞÜNCELER
Hayat ilk başlarda uzun gibi gelse de 50'den 60'dan sonra hızlanmaya başlıyor.
Çocukluk ve gençlik devrelerinde ölüm pek aklınıza gelmiyor.Gelse bile size göre yaşlı sayılabilecek dedeniz,nineniz,amca veya dayınız vefat ediyor.Benim ölmeme daha çok var,diye düşünüyorsunuz.
Yıllar o kadar hızla ilerliyor ki bir bakmışsınız sizin akranlarınız,sizden biraz büyükler,biraz küçükler birer birer gidiyor.Çok yakın dostunuz veya çok yakın tanıdığınız birinin vefatı sizi derinden etkiliyor.
Bir zaman geliyor mezarlıkta tanıdıklarıniz bir hayli çoğalmış.Sıklıkla cenaze namazlarına katılmaya başlıyorsunuz.Biz hep başkalarının namazını kılacağınızı düşünürken,bir gün de bizim namazımızı başkalarının kılacağını bir an hatırlıyoruz.
Ölüm, ölen için nasıl bir duygu onu bilmiyoruz. Ama geride kalanlar için oldukça acı.Annenizi, babanızı kendi ellerinizle daracık bir çukura indirip,bir daha görüşememek üzere vedalaşmak çok acı.
Ahiret inancı, yeniden dirilme ve cennette anne-babamız, eş ve dostlarımızla yeniden buluşma itikadımız olmasa durum daha da vahim hâle gelecek.
Bize düşen, şu kısacık dünya hayatını iman ve salih amellerle dolu dolu geçirmek,iyi bir insan ve iyi bir mü'min olabilmek.
Ne mutlu dünyanın cicisine bicisine aldanmayıp âhiretini kazanabilene..
Cahit Faruk İslamoğlu
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ