1400 yıl önce Peygamberimizin Tebük seferi için Medine'den 30 bin kişilik ordusuyla buraya at ve deve üzerinde nasıl geldiklerini düşünüyoruz.14 gün ve gece nerede konakladılar,ne yediler,ne içtiler,neyin üzerinde uyudular.? 50 gün sonra savaş olmadan aynı yolu tekrar döndüler.
Biz ise şimdi her türlü imkânlarla bu kadar yolu araba ile nasıl gideceğiz diye meraklanıyoruz..Sabırla yol azaldı.Medine'ye yaklaştıkça heyecanımız arttı.Yol boyu Kur'an-ı Kerim ve ilahiler dinleyerek duygusal anlar yaşadık.Nihayet Resul'ün şehrine vâsıl olunca Mescid'e en yakın bir alana parkederek kalabalığa karıştık.Kısa bir selamlamadan sonra yarın buluşmak üzere huzurdan ayrıldık.

Medine o kadar kalabalık olmuş ki, gözünüzle görmezseniz inanamazsınız.Namaz vakitleri yüzbinlerce mü'min Allah Resulü'nün mescidine akın ediyor. Sanki hac zamanı kadar kalabalık bir cemaat var.
Bunda ulaşımın kolaylaşmasının ve refahın artmasının büyük etkisi var.
Şimdi artık ister turla, ister bireysel, ister karayoluyla kolaylıkla vize imkânı bulup gelebiliyorsunuz.
Suudi'nin yeni anlayışı da olayı biraz turizme dökmüş durumda.Her tarafta turizme yönelik yeni çalışmalar yapılmış ve yapılıyor.Çok sayıda müzeler açılmış.Çöl havasını andıran kafe tarzı mekânlar ihdas edilmiş.Modern yeme içme mekânları ve AVM'ler göze çarpıyor.
Üstü açık otobüslerle şehir turu yapılabiliyor. Teknoloji en üst seviyede kullanılıyor.
Medine'de otel kıtlığı yaşanıyor.O yüzden turcular umrecileri çok az Medine'de konaklatabiliyorlar.
Medine'yi araçla gezince çok modern ve zengin bir şehir olduğunu gözlemliyoruz.Bunda petrolün, hac ve umreden dolayı milyonlarca insanın bıraktığı milyarlarca dolarlık dövizin büyük etkisi olmalı.
Özellikle elektrik ve aydınlatma israf düzeyinde fazlaca kullanılıyor. Muhtemelen çok ucuz olduğu için gündüz bile camilerde lambaların kapatılmadığını görüyoruz.
Cahit Faruk İslamoğlu