Ancak 1918 yılında kutsal topraklar elimizden çıkmış,çok farklı dîni düşünce mensuplarının (Vehhabi zihniyeti) eline geçince hatıralar birer birer yok edilmiştir.
Şimdiki yönetim bu hatayı fark etmiş ve hatayı telafi cihetine gitmektedir.
Söz gelimi Peygamberimizin hicret esnasında konakladığı her bir nokta bulunmuş ve anılar gözlerde yeniden canlandırılmak istenmektedir.Mesela peygamberimizin Kuba mescidine varmazdan önce ilk sabah namazı kıldırdığı mekân "Musabbah mescidi" olarak çok güzel tanzim edilmiş.
Yine Peygamberimizin suyunu severek içtiği ve vefatında bu kuyunun suyuyla yıkanmayı vasiyet ettiği "Gars kuyusu" yeniden ihya edilmiş.
Suyun çok kıymetli olduğu Medine'de Hz.Osman'ın bir yahudiden satın alarak müslümanların kullanımına vakfettiği "Rûme Kuyusu"na uğradık. Ne yazık ki orada henüz bir ihya faaliyeti başlamamıştı.
Medine'de çok sayıda müze de faaliyete geçirilmiş durumda.
Medine aynı zamanda hurmanın başkenti. Onlarca çeşit hurmanın satıldığı bir bahçeye uğruyoruz.Bahçe sahibi bir Türk ve burada ticaretle uğraşıyor.Hurmaların tadına bakıyoruz ve nasip olduğu kadar satın alıyoruz.
Zaman darlığı nedeniyle Medine'ye veda ediyoruz.Arabaya binip şehirden biraz uzaklaşınca Resullullah'ın şehrinden ayrılmak bize hüzün verdi.Şehrin ruhu sizi kendine bağlıyor ve ayrılmak istemiyorsunuz.
Şehrin Mekke çıkışında "Zül Huleyfe" Mikat sınırında İhram giyerek umre niyetimizi yapıyoruz.
450 km.lik yol önce uzun gibi görünse de sabırla güzel bir şekilde bitiyor ve birden Zemzem Kulesi'nin ışıkları görünüyor.Zemzem Tower diye bilinen saat kulesi aslında Mekke'ye hiç yakışmayan ve tamamen İngiliz tarzı mimari ile inşa edilmiş Kabe'nin ihtişamını gölgelemek isteyen nâhoş bir yapı.
Mekke- Medine arası yollar çok güzel.Hız sınırı 120-140 arası.Bu sınırı aşmadan yolu katediyoruz. Çünkü yolda sıkı radar tedbirleri var. Yolun kenarında "Elhamdulillah,Sübhanallah,Allahu Ekber, Sübhanallahil azim ve bihamdihi" gibi zikirlerin yer aldığı uyarı tabelaları bulunuyor.
Bu yol aynı zamanda Hicret yolu. Peygamberimiz ve yakın dostu Hz.Ebubekir bu yolu zorluk, korku ve meşakkatle 11 günde katedebilmişler.
Otele yerleşip,hemen Kâbe'ye koşuyoruz. Onbinlerce mü'minle beraber,tavaf ve sa'y yaparak umremizi tamamlayıp otele döndüğümüzde saat gece yarısını aşmıştı.
Araba ile gitsenizde Mekke trafiği çok yoğun. Bilhassa Mescid-i Haram etrafı tamamen kilitli durumda.Otellerden servislerle ulaşılıyor.
Bugün gündüz Sevr Dağı ve Arafat dağı Mina,Müzdelife ve Cemerat bölgelerini gezerek fotoğrafladık.Hac zamanı adım atmanın imkansız olduğu bölgeler şimdilerde oldukça sâkin.
Cahit Faruk İslamoğlu



