Hz.Ebubekir (R.A)ilk seçildiği zaman okuduğu hutbede "Sizin en iyiniz olmadığım halde sizi idare etmek görevi bana verildi.
Eğer vazifemi doğru dürüst yaparsam bana yardımcı olun, eğer yanlış yola saparsam,bana doğruyu gösterin..." buyurmuştur.
Hz.Ömer(R.A) da halifelik görevini en adil bir şekilde yerine getirmiş,asla kendisini halkın üstünde görmemiştir.
İdareciliği, hiç bir halife halkın malını (beytülmali) talan etme şeklinde algılamamıştır.
Ortalama halkın yaşadığı bir şekilde hayatlarını sürdürmüşlerdir.
Daha sonraki dönemlerde,ne yazık ki idareciler halktan kopuk ve kendilerini ayrıcalıklı gören bir yaşam biçimi oluşturmuşlardır.
Bu Cumhuriyet döneminde de devam etmiştir.
Mesela kendileri için köşkler, arabalar, hizmetçiler ve korumalar edinmişlerdir.VIP "Very Important Person"(Çok önemli kişi) diye birşey uydurmuşlar, kendilerini halkın üstünde görmüşlerdir.
Maaşlarını ve yan gelirlerini olabildiğince yüksek tutarak, geleceklerini de garantiye almışlardır.
Halkın önemli bir kısmı 100 metrekare evlerde zar zor hayatlarını sürdürürken,onlar lüks villalarda yaşamayı kendilerine bir hak olarak görmüşlerdir.
Üstelik bu düşünceler demokrasi adına ve demokratik yollardan icra edilmiştir.
Gerçek dindar yöneticiler, firavunları değil,Hz Ömer'i kendilerine rehber edinmelidirler.
Halk ise daima kendi gibi yaşayan ve kendi hâlinden anlayan idarecileri sevmiştir.Kibirli, fildişi kulesinden dışarı çıkmayan,halktan habersiz idarecilere ise hep mesafeli durmuştur.
Son yıllarda arzulanan seviyede olmasa da yöneticiler halkla biraz daha yakın ilişkiler kurmakta,sorunlarını çözmekte,hâl ve hatırlarını sormakta, mutlu ve üzüntülü günlerinde yanlarında olmaktadırlar.
Böyle samimi davranışlar sergileyen idareciler unutulmamakta ve takdirle anılmaktadırlar.
Yöneticiler,bir gün gelip her sıfatın sona ereceğini ve sadece insanlığın değer göreceğini asla unutmamalıdırlar.
Ölüm ve hesap ise akıldan hiç çıkarılmamalıdır.
Valimiz Tahir Şahin'in örnek bir idarecilik sergilediği bütün halk tarafından bilinmekte ve takdir edilmektedir.
Emsallerinin çoğalması ise en büyük dileğimiz.
Cahit Faruk İslamoğlu