“Biz İrancı değiliz” ifadelerini kullanan Karakurt, İran’a yönelik desteklerinin yanlış anlaşıldığını belirterek “Bizim duruşumuz herhangi bir ülkeye ya da rejime bağlılık üzerinden şekillenmiyor. İran’a yönelik değerlendirmemiz dini ya da mezhebi bir yakınlıktan kaynaklanmıyor. Orada yaşanan insanlık dramına karşı bir vicdan duruşudur” dedi.
Karakurt, bölgede yaşanan çatışmalara ve sivil kayıplara dikkat çekerek “İran Müslüman olduğu için değil, orada insanlar katledildiği için bu tavrı alıyoruz. Nerede bir zulüm varsa, Saadet Partisi olarak karşısında durmak bizim temel ilkemizdir” şeklinde konuştu.
Açıklamasında uluslararası politikalara da değinen Karakurt özellikle ABD ile birlikte hareket eden ülkelerin demokrasi ve insan hakları konusundaki tutumlarının sorgulanması gerektiğini ifade etti. “Demokrasi söylemiyle hareket eden bazı ülkelerin, çıkar söz konusu olduğunda bu değerleri göz ardı ettiğini görüyoruz. Bu durum samimiyet tartışmalarını beraberinde getiriyor” diye konuştu.
Saadet Partisi’nin dış politika anlayışına da değinen Karakurt, yaklaşımlarının ülke merkezli değil insan odaklı olduğunu belirterek “Bizim için önemli olan coğrafya ya da siyasi sınırlar değil insan hayatıdır. Zulme uğrayan kim olursa olsun hangi ülkede yaşarsa yaşasın, onun yanında durmak insani bir sorumluluktur” ifadelerini kullandı.
Karakurt, açıklamasının sonunda uluslararası toplumun daha adil ve vicdanlı bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini belirterek “Dünyada barışın sağlanması için çifte standarttan vazgeçilmeli insan hakları evrensel bir değer olarak korunmalıdır” çağrısında bulundu.