Kurtuluşunun 104. yıldönümü nedeniyle her yıl olduğu gibi bu yılda Adana Kuvayı Milliye Derneği olarak memleketim Kilis'in bu anlamlı gününde coşkularına ortak olduk.
Bu yalnızca bir kutlama değil, Atatürk ve ecdadımızı hatırlama ve vefa günüdür. Bu yıl da civar illerden Adana, Kahramanmaraş, Osmaniye, Tarsus, Düziçi, Toprakkale, Kozan, Pozantı, Dörtyol, Sakarya'dan... Kuvayı Milliye dostlarımız katılım sağladı. Kilis Kuvayı Milliye Derneği kalabalık ve coşkuluydu. Kurtuluşun anlamı, yüzlerdeki kararlılıkta ve dillerde dolaşan minnet cümlelerinde kendini gösteriyordu. Vatan/ bayrak sevgisi atmosfere ziyadesiyle yayıldı.

Ama bu yılın programına yağmurun sessizliği kadar ağır bir an düştü. Yağmur altında başlayan etkinlik, hava şartlarının zorlayıcılığına rağmen kararlılıkla sürdü. Çünkü bu topraklarda zorluklara boyun eğmek hiç kimsenin doğasında yoktur. Yağmur bizi ıslattı, ama kutlama coşkumuzu durduramadı.

Fakat günün akışı yağmurla değişirken bir anda daha da kötü değişti. Kuvayı Milliye ruhunu yıllardır taşıyan, mücadelenin anlamını sadece sözleriyle değil, yaşamıyla da anlatan bir üyemiz fenalaştı. Söğütlü Dere'de konuklara ikram edilen yemek esnasında Fakat neşeli atmosferin büyüsü kısa sürdü. Kutlama yemeğinde bir törenin değil, bir hayatın kırılma anına şahit olduk.

Ne yazık ki Sakarya Kuvayı Milliye Derneği üyemizden Fethi Rasim Soğancı Bey, yemek esnasında kalp krizi geçirerek Hakk'ın rahmetine kavuştu. Bu acı olay hepimizi derinden sarstı. Kurtuluş gününde ilk kez Kilis Kurtuluş programına katılan bir kahramanı kaybettik. Ruhu şad olsun! Bu acı olayın bizde bıraktığı duyguyu, kelimelere tam olarak sığdıramıyorum. Sevinç ve hüzün duygularımız karmaşık bir hâl aldı.

Bir yandan tarihî bir günü onurlandırırken, diğer yandan bu toprakların gerçek sahiplerinden birininin torununu sonsuzluğa uğurladık. Dernek önüne getirilen cansız bedeni ile helalleştik.
Sayın Valimiz Tahir Şahin Bey tarafından sunulan imkanlarla Sakarya'ya son yolculuğuna uğurladık. Bu, bize bir kez daha gösterdi ki kurtuluş; yalnızca geçmişte kalmış bir hikâye değil, bugün de hâlâ bedel ödeyen, ideallerini son nefesine kadar taşıyan insanların bize bıraktığı bir emanettir.
Yağmurun altında geçen bu yılki tören, hem gururun hem de hüznün iç içe geçtiği bir gün olarak hafızamıza kazındı. Ama biliyorum ki o gün orada bulunan herkesin yüreğinde aynı cümle yankılandı:

"Biz bu emaneti yaşatmaya devam edeceğiz!"
Sevgili dostlarım; neşe içerisinde geldiğimiz memleketim Kilis'ten buruk duygularla Adana'ya döndük.
Sayın valimiz Tahir Şahin Bey'e, Milletvekillerimize, Belediye Başkanımız Avukat Hakan Bilecen Bey'e, yardımcıları Çağlar Yaşar ve Atilla Yıldırım Bey'e, komutanlarımıza, emniyet mensuplarımıza, daire amirlerimize, Türkiye Kuvayı Milliye Genel Başkan yardımcımız Kenan Yiğit Bey'e, Kilis Kuvayı Milliye Derneği başkanı Reşit Yetimoğlu Bey'e çok teşekkür ediyorum. Ayrıca memleketimin bu anlamlı gününde yanında olan tüm Kuvayı Milliye Derneği başkan ve üyelerimize sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Hemşehrime gönülden teşekkür ediyorum.
7 Aralık Kilis'imin Kurtuluş Günü tekrar kutlu olsun!
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün veciz sözleri ile sizlere sevgiler yolluyorum.
"Var olun Aziz Kilisliler!"
Yeniden birlikte olmak dileğimle sağlıcakla kalınız efendim!