Bugün gençlerimize kimleri, neyi ve hangi yaşam biçimini örnek gösteriyoruz?
Son günlerde televizyon ekranlarında ve haber kanallarında sıkça gördüğümüz tablo ne yazık ki iç açıcı değildir. Gözaltına alınan, adli soruşturmalara konu olan, adı şike, yasa dışı bahis, uyuşturucu ve benzeri çirkin alışkanlıklarla anılan şöhretli isimler toplumun vicdanını derinden yaralamaktadır. Daha da vahimi, bu kişilerin uzun süredir “başarılı, saygın ve örnek” olarak lanse edilmiş olmalarıdır.
Şöhret sahibi olmak sadece alkışlanmak, tanınmak ya da maddi imkânlara kavuşmak değildir. Şöhret, beraberinde ağır bir sorumluluk getirir. Çünkü atılan her adım, söylenen her söz, yapılan her yanlış; binlerce, hatta milyonlarca gencin zihninde normalleşebilir.
Ne yazık ki bazı isimler bu sorumluluğun farkında değil ya da bilerek görmezden geliyor. Açığa çıkan çirkinlikler karşısında ise “mağdur”, “yanlış anlaşıldım” ya da “özel hayat” kalkanına sığınılıyor. Oysa mesele özel hayat değildir, mesele toplumu zehirleyen alışkanlıkların normalleştirilmesidir.
Biz böyle bir Millet değiliz..
Bu toprakların mayasında edep vardır, ahlak vardır, helal-haram bilinci vardır.
Biz haramı meşrulaştıran, yozlaşmayı özgürlük sanan gençliğini bataklığa sürükleyen bir millet değiliz. Ancak bugün geldiğimiz noktada bazı sözde rol modellerin yaptıkları adeta toplumun zihnini bulandırmakta özellikle gençlerimizi yanlış yönlere sevk etmektedir.
Gençler nereye sürükleniyor?
Gençlik nereye gidiyor?
Bu sorulara artık kulak tıkayamayız.
Önce kendimizi düzeltmeliyiz
Unutulmamalıdır ki; kendimizi düzeltmeden toplumu düzeltmemiz mümkün değildir. Anne-babalar, eğitimciler, yöneticiler, kanaat önderleri ve özellikle göz önünde olan herkes önce kendi duruşunu gözden geçirmek zorundadır.
Çocuklarımıza ve gençlerimize
Doğru ile yanlışı,
Helal ile haramı,
Saygıyı, sevgiyi, edebi ve sorumluluğu öğretmezsek yarın çok daha büyük bedeller öderiz.
Gençlerimiz yasa dışı bahislerin, uyuşturucunun, kolay para hayallerinin, sahte özgürlüklerin pençesinde kaybolmamalıdır. Onları korumak; sadece yasaklarla değil doğru örnekler yetiştirerek mümkündür.
Bu ülkenin iradesine sahip, ahlaklı, liyakatli, kendini bilen, toplumuna karşı sorumluluk hisseden sanatçılarına, sporcularına, siyasetçilerine ve gazetecilerine ihtiyacı vardır.
Gelin hep birlikte kendimize gelelim.
Geleneklerimize sımsıkı sarılalım.
Geleceğimize çocuklarımıza ve gençlerimize sahip çıkalım.
Aksi halde bugün görmezden geldiğimiz her yanlış yarın telafisi mümkün olmayan yaralara dönüşecektir.
Unutmayalım Gençliğini kaybeden bir toplum geleceğini de kaybeder.
Hamza Özkaya
Şöhretin Gölgesinde Kaybolan Değerler ve Gençliğimizin İmtihanı
Toplumların geleceği bugün yetiştirdiği gençlerin ahlakı, iradesi ve karakteriyle şekillenir. Gençler ise en çok kimi örnek alır? Elbette göz önünde olanları… Sanatçıları, sporcuları, siyasetçileri, gazetecileri ve şöhret sahibi olmuş insanları. İşte tam da bu noktada çok ciddi bir soruyla yüzleşmek zorundayız.
- 24-12-2025 11:34
- 54