Yıldız, raporun terör örgütlerinin dayatmalarını içerdiğini belirterek, “Bu tür raporlar, Türk milletinin iradesi karşısında sadece birer kâğıt parçasından ibarettir” dedi.
Yıldız açıklamasını şöyle sürdürdü. ‘’Türkiye Cumhuriyeti, masada pazarlıkla değil, cephede kanla ve (Ya istiklal ya ölüm) parolasıyla kurulmuştur. Terör örgütünün dayatmalarını içeren raporlar, Türk milletinin iradesi karşısında sadece birer kâğıt parçasından ibarettir.
Resmi dilin ve eğitimin Türkçeden koparılması talebi, bir milleti zihnen ve kültürel olarak parçalama projesidir. Tarih sahnesinden silinen toplulukların ortak özelliği, dil birliklerini kaybetmeleridir. Karamanoğlu Mehmet Bey’in, Bu dergâhta, bu bargâhta ve her yerde Türkçeden başka dil konuşulmaya, fermanı, bin yıl önce bu topraklara vurulmuş milli bir mühürdür. Bu mühür, Anayasa'nın 3. maddesiyle devletin bekası olarak perçinlenmiştir.
Etnik köken esaslı özerklik talepleri, 100 yıl önce yırtıp attığımız Sevr Antlaşması’nın moderin bir maskeyle yeniden önümüze getirilmesidir. Anadolu’nun her karış toprağı etnik kimlik gözetmeksizin can veren evlatlarımızın ortak vatanıdır. Bölgesel yönetim hayalleri kuranlar Misakı Milli sınırlarının bir santiminin bile pazarlık konusu yapılamayacağını bilmelidir.
Anayasanın ilk dört maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tapusudur. Bu maddeler..Şeyh Sait ayaklanmalarına, Dersim olaylarına ve her türlü bölücü kalkışmaya karşı verilmiş en güçlü cevaptır. Bu maddelerin değiştirilmesini teklif dahi etmek, anayasal düzene karşı bir darbe girişimidir.
Eli kanlı bir terör örgütünün mensupları için (genel af) talep etmek Türk hukuk sistemini ve milletin adalet duygusunu hiçe saymaktır. Bir devlet, ancak kendisine karşı işlenen suçları affedebilir, evlatlarını şehit veren annelerin, babasız kalan yetimlerin hakkını hiçbir siyasi komisyon veya rapor affetme yetkisine sahip değildir.
1919’da Sivas Kongresi’nde manda ve himayeyi nasıl reddettiysek; bugün de yerel yönetim kılıfı altındaki bağımsızlık denemelerini ve milli kimliği zayıflatma çabalarını aynı kararlılıkla reddediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti, hiçbir terör örgütünün veya onun siyasi uzantısının talepleriyle rotasını değiştirecek bir ( çadır devleti ) değildir.
Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet payidar kalacaktır...Bu beka üniter yapıya, tek dile ve tek bayrağa olan sarsılmaz sadakatimizle teminat altındadır’’ diye konuştu.
Haber : Şükrü UNCUOĞLU