Şef Arslan “Son açıklanan dünya mutfağı sıralamalarında ülkemizin 7. sıraya konulması, bir şef olarak içime sinmeyen, hatta haksızlık olarak gördüğüm bir değerlendirmedir. Türk mutfağı; tarihsel birikimi, coğrafi zenginliği, ürün çeşitliliği ve teknik ustalığıyla dünyanın en köklü ve en güçlü gastronomi kültürlerinden biridir. Bu nedenle, dünyanın herhangi bir yerinde yapılacak objektif bir değerlendirmede en kötü ihtimalle ilk iki sırada yer alması gerektiğine inanıyorum.
Sadece Güneydoğu Anadolu bölgesini bile başlı başına ele alsak, verilen sıralamanın gerçeği yansıtmadığını görebiliriz. Kilis ve G. Antep mutfakları, yüzyıllardır süregelen teknikler, baharat bilgisi, et ve sebze kullanımındaki ustalık, taş fırın kültürü, sabır isteyen pişirme yöntemleri ve el emeğine dayalı tariflerle dünyanın başka hiçbir yerinde eşi olmayan bir gastronomi mirası sunar.
Kilis’in Kilis Tavası, oruk, firik pilavı, katmer ve zeytinyağı temelli yemek kültürü; Antep’in UNESCO tarafından tescillenmiş mutfağıyla birleştiğinde, ortaya yalnızca lezzet değil, aynı zamanda bir uygarlığın mutfak üzerinden okunan tarihi çıkar. Bu topraklarda kullanılan her ürünün bir hikâyesi, her yemeğin bir geleneği, her tekniğin bir geçmişi vardır. Dünyada çok az mutfak bu derinliği sunabilir.
Bugün dünya mutfağı değerlendirmelerinde ilk sıraları alan bazı ülkelerin mutfakları, çoğunlukla teknik yeniliklere veya modern sunumlara dayanıyor. Oysa bizim mutfağımız hem tarihin ağırlığını hem de modern gastronominin dinamizmini aynı anda taşıyan bir dengeye sahip. Bu denge, yalnızca lezzet değil; kültür, coğrafya ve insan emeğinin de ortak ürünüdür.
Bir Kilisli genç şef olarak şunu açıkça söylemek isterim: Eğer bu dünya sıralamaları gerçekten bilimsel, kapsamlı ve adil kriterlerle yapılacaksa, Türk mutfağının 7. değil; en kötü ihtimalle 2. sırada, çoğu koşulda ise açık ara zirvede olması gerekir. Çünkü bizim mutfağımız sadece yemek değil; tarih, kültür ve kimliktir. Böyle bir mirasın yedinci sıraya indirgenmesi, bu toprakların kadim lezzetlerine yapılmış büyük bir haksızlıktır.
Biz genç şefler olarak, hem Kilis’in hem Antep’in hem de tüm Türkiye’nin mutfak değerlerini dünyaya anlatmaya, savunmaya ve geliştirmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Haber : Şükrü UNCUOĞLU
