SUUDİ ARABİSTAN ANILARI (2)

Dün gece Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz sahilinde yer alan Umluj şehrinde istirahat etmek zorunda kaldık. Çünkü bir günde 600 km yol ancak gidebildik.

SUUDİ ARABİSTAN ANILARI (2)
Sabah olunca otelimizden, masmavi ve tertemiz bir deniz manzarasıyla uyandık..
Otelin lobisinde 1929 model Mercedes bir arabanın sergilendiğine şahit olduk.Şöyle bir düşündüm; "Biz teknolojide ve araba üretiminde ne kadar geri kalmışız."
Elin adamı bu işlere 100 yıl önce başlamış.Biz daha yeni yeni emeklemeye başlıyoruz.
Umluç sahilini gezdikçe deniz o kadar hoşumuza gitti ki, ayaklarımızı denize ve sapsarı kumlara sokmadan edemedik. Deniz görüntü olarak Maldivleri andırır bir renk ve tonda..Umluc'un karşı kıyısında da Mısır'ın ünlü tatil şehri Şarm el Şeyh bulunuyor. Tertemiz bir sahil ve birbirine sarılmış hurma ağaçları doyumsuz manzaralar oluşturuyor.
Yola devam etmemiz gerekiyor.Çünkü Arabistan'ın sınır kapısı Hakl'a 600 km.daha mesafe var.
Yolda bir bedevi çadırına girmek istiyoruz. Yoldan çıkıp çölde engebeli yollardan geçerek bazı çadırların olduğu bir yere geliyoruz.Meğer orası deve çiftliği imiş.Çobanla tanışıyoruz. Pakistanlı olan çobana Türk olduğumuzu söyleyince yüzü gülüyor, bizi develerin yanına götürüyor ve onlarla fotoğraf çektirmemize izin veriyor.Deve, bize göre yabancı bir hayvan olduğu için onları yakından görmek,çöl ve dağ manzaraları seyretmek oldukça hoşumuza gitti.
Yola devam ediyoruz.Birden aşırı rüzgar ve fırtına çöl kumlarını savurmaya ve adeta yolu görünmez hâle getirmeye başladı.Bu durum 50-60 km boyunca devam etti.Kum fırtınası ne zaman bitecek diye endişelenmeye başladık. Bir süre sonra hava normale dönünce rahat bir nefes aldık.
Bu arada bu olağanüstü kum fırtınasını kayda almayı da ihmal etmedik.
Bu yolda sağda solda otlayan deve sürülerine rast geliyoruz.Yol emniyeti açısından hayvanların anayola girîşleri tel örgülerle engellenmiş.
Suudi Arabistan yollarında konulmuş hız sınırlarını kontrol amacıyla çok sayıda radar cihazı yerleştirilmiş ve sınırı aştığınız anda fotoğrafınız çekiliyor ve cezai işlem uygulanıyor.Hiç tahmin etmediginiz yerde polis aracı görebiliyorsunuz.
Suudi sınır kapısındayız.Arabamızdan inmeden pasaportlar elektronik olarak okutuluyor ve parmak izi için aygıt arabaya uzatılıyor.5 dakika içinde ülkeden çıkışımız yapılıyor.
Ürdün kapısında eşyalar indiriliyor,araç ve eşyalar ayrı ayrı X RAY cihazından geçiriliyor. Biraz yoruluyoruz ama gümrük memurları bizimle futbol takımı muhabbeti yapıyorlar, güler yüzle bizi uğurluyorlar.
Bu gece Ürdün'ün liman şehri Akabe'deyiz.
Akabe şehrinin hemen bitişiğinde İsrail'in liman şehri Eliat'ın ışıkları görünüyor.Az ötede Mısır'a ait Taba liman şehri var Anlayacağınız aynı körfezde iki müslüman ülkenin arasına İsrail 1948'de burnunu sokmuş...
Akabe şehri 70 bin nüfuslu bir şehir ama çok hareketli.Her taraf lüks otellerle dolu bir turizm şehri.
Atamız Yavuz Sultan Selim 1516 da burayı fethetmiş ve güzel bir kale inşa ettirmiş ama bizim haberimiz bile yok.
Yarın inşallah Ürdün"de Petra ziyaretinden sonra Türkiye'ye dönüşümüz devam edecek.
Akabe'den selam ve sevgiler..
Cahit Faruk İslamoğlu
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Üzgünüz ilginizi çekebilecek içerik bulunamadı...
ÇOK OKUNAN HABERLER
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ