Yıldız, yaptığı açıklamada “23 Mart 1970. Türk siyasi tarihinin en karanlık labirentlerinden biri olan sağ-sol çatışmasının, üniversite koridorlarına kan sıçrattığı o meşum gün. Henüz 22 yaşında, ideallerinin ve gençliğinin baharında bir Ziraat Fakültesi öğrencisi olan Süleyman Özmen, Ankara’da kurşunların hedefi oldu.
Özmen’in vefatı, sadece bir öğrencinin kaybı değil, bir neslin kardeş kavgasına kurban edilişinin, sokakların barut kokusuna teslim oluşunun ilk ve en sarsıcı perdelerinden biriydi. İstanbul’da doğan, Ankara’da toprağa düşen bu genç adam , inandığı değerler uğruna canını ortaya koyan binlerce gencin trajedisini simgeliyordu.
Süleyman Özmen, ülkücü camia için sadece bir isim değil bir sembol haline geldi. Onu anmak , sadece geçmişin yasını tutmak değil aynı zamanda o dönemin sosyopolitik gerilimlerini gençliğin nasıl bir ateş çemberinden geçtiğini ve bedeli ödenen ağır faturaları hatırlamaktır.
1970’lerin kutuplaşmış atmosferi. Bilim üretmesi gereken fakülte koridorlarının çatışma alanına dönüşmesi. Şehit edilişinin ardından yazılan şiirler, yakılan ağıtlar ve milliyetçi hafızadaki sarsılmaz yeri.
Vatan, üzerinde ölmeyi bilenlerin olduğu müddetçe vatandır..Anlayışıyla yola çıkan bir neslin Ankara’nın soğuk betonlarında bıraktığı sıcak kanın adıdır Süleyman Özmen.
Bugün, vefatının yıl dönümünde onu anmak, o günlerin bir daha yaşanmaması adına toplumsal barışın ve sağduyunun kıymetini bir kez daha idrak etmeyi gerektirir. Ruhu şad mekanı cennet olsun..
Öz menem, Öz menem..
Onlar kabuk...Öz menem..
Sen yelde savrulan kül..
Yüreklerde köz menem..” diye konuştu,
