Kilis İl Genel Meclisi Başkanlığı seçimleri, yerel siyasetin ne kadar kırılgan dengeler üzerine kurulu olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ortaya çıkardığı tablo aslında oldukça netti. AK Parti 5, CHP 3 ve MHP 3 üyeyle mecliste temsil ediliyordu. Bu aritmetik, ilk bakışta dengeli bir güç dağılımı gibi görünse de son yaşanan gelişmeler siyasette matematiğin tek başına belirleyici olmadığını açıkça ortaya koydu.
İlk dönemde AK Parti’nin adayı Mustafa Dağlı’nın başkan seçilmesi sürpriz değildi. Ancak iki yıl sonra yapılan yeni seçim, sıradan bir görev değişiminden çok daha fazlasına dönüştü. Çünkü bu kez CHP ve MHP’nin uzlaşarak ortak aday olarak Hüseyin Demir’i çıkarması, meclisteki güç dengesini teorik olarak 6’ya 5 muhalefet lehine çevirdi. Bu durum, Kilis’te alışılmış siyasi ezberlerin bozulabileceğinin de bir işaretiydi.
Fakat siyaset, çoğu zaman “kağıt üzerindeki hesapları” kabul etmez. Nitekim bu seçimde de öyle oldu. CHP’li bir meclis üyesinin parti grubunun aldığı karara uymayarak oyunu AK Parti adayı Mustafa Dağlı’dan yana kullanması tüm denklemi altüst etti.
Bu gelişmenin CHP cephesinde ciddi bir kırılma yarattığı açık. İl Başkanı Av. Mehmet Umut Sapan’ın sert açıklamaları ve disiplin sürecinin başlatılması, partinin bu durumu “bireysel bir tercih” olarak değil “örgütsel bir ihlal” olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Hatta sürecin ihraç talebine kadar uzanabileceği ifade ediliyor. Bu da bize, yerel siyasette parti disiplininin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
Öte yandan seçim sürecine gölge düşüren bir diğer iddia ise usulsüzlük tartışmaları oldu. AK Partili bir üyenin oyunun başka bir üye tarafından sandığa atılması. Bu durum sadece siyasi bir çekişme değil aynı zamanda hukuki bir sürecin de kapısını araladı. MHP İl Başkanı İbrahim Halil Yılmaz ve CHP İl Başkanı Mehmet Umut Sapan’ın konuyu yargıya taşıma kararı meselenin artık siyasi zeminden çıkıp hukuk zeminine taşınacağını gösteriyor.
Tüm bu tartışmaların gölgesinde Mustafa Dağlı’nın 6 oyla yeniden başkan seçilmesi, teknik olarak sonucu belirlemiş olabilir. Ancak siyasette bazı sonuçlar sandıktan çıksa bile tartışması uzun süre bitmez. Kilis’te yaşanan tam olarak budur.
Son söz olarak şunu söylemek gerekir ki Kilis’te yaşanan bu seçim, küçük bir ilin yerel meselesi olmaktan çıkmış, siyasi etik, parti disiplini ve demokratik süreçler açısından dikkatle izlenmesi gereken bir örneğe dönüşmüştür.
Şimdi gözler yargıdan çıkacak kararda. Çünkü bu karar, sadece Mustafa Dağlı’nın başkanlığını değil aynı zamanda Kilis siyasetinin gelecekte nasıl şekilleneceğini de belirleyecek.
