Geçen gün bir arkadaş sosyal medyada Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in bir TV programında gençlerle yaptığı bir sohbet programını paylaştı.
Başörtüsü yasağını savunan, "başörtülü okumak isteyen varsa Suudi Arabistan'a gitsin" diye konuştuğu meşhur konuşması.
Dinleyince çok kızdım.
Bize göre saçma fikirler..
Ancak soru soran gençler Demirel'i bayağı sıkıştırıyorlar,hatta bir ara Demirel sinirleniyor..
Yorum olarak dedim ki; fikirleri beğenmiyorum, ancak gençlerin cesareti hoşuma gitti.
Ak Parti öncesi liderler TV'de bir araya gelir, tartışırlardı.

Meclis kürsüsünde bütçe görüşmelerinde karşılıklı atışmalarla çok renkli konuşmalar ilgi ve heyecanla izlenirdi.
Şimdi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan,ara sıra gençlerle bir araya geliyor.
Ancak orada muhalif fikirli hiç bir genç bulundurulmuyor.
Orada bulundurulan gençleri görünce de sanki bütün gençlik böyleymiş gibi kendisinde bir zan oluşuyor.
Yurtdışı gezilere gazeteciler götürülüyor.Sonra uçakta sohbet yapılıyor.
Oradaki hiç bir gazeteci değişik bir soru sor(a)muyor.
Oysa demokrasilerde art niyet ve hakaret içermemek kaydıyla her türlü soru sorulabilmeli.
Demokrasi çok renklilik, her tür fikrin ve düşüncenin korkusuzca ifade edilebilmesi demek.
Cumhurbaşkanı'na değil muhalif birinin bir şey sorması, en yakınındaki bir partilinin bile bir şey sorabileceği mümkün görünmüyor izlenimi hâkim.
Bu da tek adam söylemlerini güçlendiriyor.
Tek adam yönetimi başladığından bu yana ekonomi ve diğer meseleler sarpa sardığı için sanki işler istişaresiz yapılıyor,ondan böyle gibi bir hava hâkim.
AK Parti ve Cumhurbaşkanı bu izlenimi zihinlerden silmesi gerekiyor.
Ama bunu O'na kim söyleyecek?
Cahit Faruk İslamoğlu
