Bundan 30-40 yıl öncesine kadar halkı dini yönden aydınlatan vaizlerin verdiği vaazlar can kulağıyla dinlenirdi.
Cuma öncesi vaazları ve ikindi sonrası vaazları vardı.
Kilis'te 70'li yıllarda Tekye Camii'nde merhum İbrahim Ateş hoca, yine sonraki dönemde merhum Erzurumlu Ahmet Polat hocaefendi ateşli vaazlarıyla camileri doldururlardı. Ramazan ayında Murtaza Camii'nde sabah namazından sonra yaptığı vaazlarla camiyi hınca hınç doldurmayı başarmıştı merhum Ahmet Polat hocaefendi.
Yine 70'li yıllarda kandil gecelerinde ilahiyatçı hocalarımız Nurettin Karababa ve Ergüder Aksoy, Ulu Cami'nin içini ve avlusunu dolduran cemaate heyecanlı hitaplarda bulunmuşlardı.

Adıyaman'lı merhum Ahmet Doğan hocaefendi 90'lı yıllarda vaazlarıyla ve yaşantısıyla örnek bir şahsiyet olarak hafızalara kazındı.
Yine bizim kuşağın tanıdığı ve Kadı Camii'nde 25-30 yıl vaizlik yapan "Çorapcı hoca" namıyla maruf Ahmet Remzi Uyaran hocaefendi de Kilis'te unutulmayanlar arasında yer alır.
Şimdilerde maalesef vaaz dinlemeye ilgi kalmadı. Merkezi sistem vaaz kültürünü olumsuz etkiledi. Esasen insanımızın dini öğrenmeye merakı ve ilgisi azaldı.
Dünyevileşme bizi iyice dünyaya bağladı. Cuma öncesi vaiz efendi kürsüye çıkıyor ama son 10 dakika kalıncaya kadar bomboş camiye hitap ediyor.
Vaaz ve vaize ilgi niye azaldı,bu konu iyice analiz edilmeli.
Cami hücrelerinde imamlarla dini sohbetler yapılır, güçlü dostluklar kurulurdu.
Bütün güzel değerler birer birer kaybolup gidiyor.
Camiler güzelleşti, cemaat azaldı. Kürsüler güzelleşti dinleyen azaldı.
Yüce Allah akibetimizi hayr eylesin.
