Kilis Valiliği’nden Ramazan Kampanyaları: Yardım mı, Sorumluluğun Devri mi?

Osman Zahteroğlu

3 gün önce

Kilis’te Ramazan ayının başlamasıyla birlikte Valilik tarafından iki ayrı sosyal yardım kampanyası kamuoyuna duyuruldu. “Ramazan’da Paylaş, Kalbe Dokun Gönül Kazan” sloganıyla başlatılan gıda kolisi kampanyasında bir kolinin bedeli 1500 TL olarak açıklanırken; “Kilis Gönül Kart” projesi kapsamında ise yine 1500 TL değerinde alışveriş çeki uygulaması hayata geçirildi. Valilik öncülüğünde yürütüleceği belirtilen kampanyalarda vatandaşlardan bağış desteği istenmesi ise kamuoyunda tartışma yarattı. Yardım Kampanyası mı, Kamusal Görevin Devri mi? Eleştirilerin odağında şu soru yer alıyor: Sosyal yardım ve ihtiyaç sahiplerinin desteklenmesi devletin temel sorumluluklarından biri değil mi? Türkiye’de sosyal yardımlar, merkezi bütçe ve sosyal dayanışma vakıfları aracılığıyla zaten kamu kaynaklarıyla yürütülüyor. Bu noktada bazı vatandaşlar, kamu otoritesinin IBAN paylaşarak bağış çağrısı yapmasını “kamusal sorumluluğun vatandaşlara devredilmesi” olarak yorumluyor. Özellikle ekonomik krizin derinleştiği bir dönemde, dar gelirli vatandaşlardan yine dar gelirli vatandaşlar için bağış talep edilmesi etik ve idari açıdan tartışma konusu haline gelmiş durumda. Zekât ve Bağış Çağrısı Tartışması Ramazan ayı, İslam inancında zekât ve fitre ibadetlerinin yoğunlaştığı bir dönem. Ancak bazı eleştirmenler, zekâtın bireysel bir ibadet olduğunu ve doğrudan ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması gerektiğini savunuyor. Bu çerçevede, resmi kurumların IBAN paylaşarak yardım toplamasının dini hassasiyetler üzerinden duygusal bir bağış atmosferi oluşturduğu ve bunun kamu yönetimi anlayışıyla ne kadar örtüştüğü sorgulanıyor. Yerel Ekonomiye Destek Vurgusu “Kilis Gönül Kart” projesinde alışverişlerin mahalle esnafından yapılacak olması yerel ekonomi açısından olumlu bir adım olarak değerlendirilse de, projenin finansman modelinin bağışa dayanması yine aynı soruyu gündeme getiriyor: Kamu bütçesi varken neden kampanya? Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik Beklentisi Uzmanlara göre bu tür kampanyalarda en kritik konu şeffaflık. Toplanan bağış miktarı, dağıtım kriterleri ve denetim süreçlerinin kamuoyuna açık biçimde paylaşılması gerektiği vurgulanıyor. Ramazan ayının manevi atmosferinde dayanışma elbette kıymetli. Ancak sosyal devlet ilkesinin gereği olarak, ihtiyaç sahiplerinin desteklenmesinin bağış kampanyalarına değil, güçlü ve planlı kamu politikalarına dayanması gerektiğini savunanların sayısı da az değil. Kilis’te başlatılan bu kampanyalar önümüzdeki günlerde hem katılım oranı hem de kamuoyundaki tartışmalar açısından yakından izlenecek gibi görünüyor. Osman Zahteroğlu
YAZARIN DİĞER YAZILARI