Çünkü mahallede alışveriş yaptığımız dükkanlarda , yürüyüş yolundaki kafelerde, üniversite civarındaki restoranlarda insanın gözü tabelalara takılıp kalıyor: hepsi yabancı, telaffuzu zor kelimeler. Bizler nerede yaşıyoruz? Bu topraklar kimin? Neredeyiz biz? Paris’te mi? Londra’da mı? Hayır. Burası Kilis; Şahin Beylerin, Polat Beylerin , İslam Bey’in , Şehit Sakıp’ın memleketi . Ama tabelalar, ruhunu başka memleketlere kaptırmış gibi, neredeyse hiçbiri Türkçe değil.
Tabelalar sadece iş yeri isimleri değildir. Onlar bir toplumun dilini, kültürünü, tarihini yansıtır. Ne yazık ki, son yıllarda ülkemizde ve Kilis ‘te özellikle kafe ve restoranlarda Türkçe isim yerine İngilizce kelimeler tercih edilmeye başlandı. “Kahve Zamanı” yerine “Coffee Time; “Ali’nin Yeri” yerine “Ali’s Place” görmek artık şaşırtıcı değil. Ancak bu sadece bir moda değil, aynı zamanda bir kimlik kaybı işaretidir.
Dil; milletin kimliğidir, hafızasıdır. Türkçeyi tabela ve marka isimlerinden silmek, o hafızayı yavaş yavaş unutturmak demektir. İngilizce isim kullanımı çoğu zaman “modernlik” ya da “dünyaya açılma ” arayışıyla açıklanır. Oysa modern olmak, kendi dilini ve kültürünü unutmak değildir. Fransızlar, İngilizler dükkanlarına Fransızca, İngilizce isim koyarken utanmaz, gurur duyar. Bu yüzden başka kültürleri, dilleri değil, kendi dilimizi yüceltelim, kendi dilimizle gurur duyalım.
Türkçe, kullanılmazsa unutulur, değersizleşir, kaybolur. Bir tabela dünyayı değiştirmez, ama binlerce İngilizce tabela , sessizce bir kültürümüzü yok edebilir ve insanlar arasında yalnızlığa ve dışlanmaya sebep olabilir. Komşum Hacı Teyze, Mehmet Amca oradaki İngilizce kelimenin teleffuzunu bilmiyor olabilir ve bilmek zorunda da değil! Bu durum onların toplumda dışlanmasına ve iletişim kopukluğuna sebep olmamalı.. Mahalle kültürü bozulmamalı, sıcaklık yerini yalnızlığa bırakmamalı.
Türkçe yerine yabancı isim kullanmak, “Türkçe değersiz” algısını yayar. Bu durum, gençler arasında da özentiye ve İngiliz, Fransız hayranlığına neden olur. Oysa Türkçemiz güçlü, köklü ve ifade gücü yüksek bir dildir.Özetle bir işletmenin ismi sadece müşteriye değil, geleceğe de bir mesaj verir. Ve biz bu gelecekte kendi dilimizi duymak istiyorsak, bugün mahallemizdeki o tabelaları Türkçe asmalıyız.
Mahallemizde açılan her yeni iş yerinde Türkçe tabelalar görmek, şuurumuzun, kültürümüzün, dilimizin yaşadığına dair bir işarettir. Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın dediği gibi “Türkçemiz bizim ses bayrağımızdır.” Bu bayrağı yere düşürmeyelim!
Ömer YABANCI