İslam dini, aileyi, nikâhı, sadakati, namusu çok önemsemiş ve bu değerleri korumak için titiz kurallar koymuştur.
Onun için nikâhsız birliktelikleri, flörtü ve manitacılığı yasaklamıştır. Yabancı kadın ve yabancı erkek ilişkilerini belli ölçülerle sınırlandırmıştır.
Dilimize Yunanca ve İtalyancadan geçen Manita sözcüğü; sevgili, el altındaki kadın anlamına gelmektedir.
Flört ise dilimize İngilizceden geçmiş bir kelime olup; 'İşve, oynaş' anlamına geliyor.
Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre "Sevgili" "Gönülden sevilen, gönül verilmiş olan kimse, habip, manita, yavuklu, yâr" gibi anlamlara geliyor.
Wikipedia Sözlüğü'nün Sevgililer Günü maddesinde aynen şu cümleler yer alıyor: "Aziz Valentin Günü veya Aziz Valentin Bayramı olarak da anılır. Başlangıçta Valentine adında bir şehidi onurlandıran bir HRISTİYAN BAYRAMI olarak ortaya cıkmış ve daha sonraki halk gelenekleri aracılığıyla dünyanın birçok bölgesinde romantizm ve aşkın önemli bir kültürel, dini ve ticari kutlaması haline gelmiştir."
Bizim kültürümüzde sevgili, manita ve flört gibi kavramlar asla bulunmaz.
Bizim kültürümüzde eş vardır, karı-koca vardır. Hanımefendi-Beyefendi vardır.
Eşler evlendikten sonra birbirlerine hitap ederken bile edepli sözcükler kullanırlar. Mesela hiç bir Müslüman hanım veya bey,eşine çocuklarının veya başkalarının yanında sevgilim diye hitap etmez.
Müslüman bir erkek veya Müslüman bir hanım kıskanma duygusuna sahip olur ve eşini veya kızını kem gözlerden sakınır.
Avrupa'dan bize empoze edilen ve kültürümüze, dinimize ve ahlakımıza uymayan böyle günlere asla itibar etmez.
İslam ahlâkına sahip bir kadın, dekolte kıyafetli sanatçıların (!) çalıp söylediği bir ortamda bulunmak istemez. Böyle ortamlardan rahatsızlık duyar.
Hiç bir erkek eşinin yabancı erkeklerle senli benli olmasını hoş karşılamaz.
Aslında bu duygular fıtridir. Ancak modernizm bu duyguları köreltip, yok etmek istemektedir.
Ne mutlu Allah'ın rızasını önceleyenlere...