Kilis’te Trafik Çilesi: Acele Giderken Ecele Gitmeyelim

Yine bu köşemde belki Kilis’in ekonomik sorunlarını, sıkıntılarını ya da siyasi gündemini değil hepimizin her gün birebir yaşadığı, sokakta yürürken, araç kullanırken, motosiklete binerken karşı karşıya kaldığı önemli bir meseleye dikkat çekmek istiyorum. Evet, bugün konumuz Kilis’te giderek büyüyen trafik sorunu…
Bakınız sevgili Kilisliler… Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre Kilis’te araç sayısı her geçen ay artmaya devam ediyor. Özellikle motosiklet kullanımında Kilis’in Türkiye ortalamasının çok üstünde olduğu artık herkesin kabul ettiği bir gerçek. Neredeyse her evde bir motosiklet var. Gençlerimizin büyük bölümü motosikleti ulaşım aracı olarak kullanıyor. Bu durum doğal olarak şehir içindeki trafik yoğunluğunu da her geçen gün artırıyor.
Ancak asıl mesele sadece araç sayısının artması değil. Asıl mesele; büyüyen trafik yoğunluğuna karşı altyapının, trafik kültürünün ve sürücü bilincinin aynı hızda gelişememesi…
Bugün Kilis merkezinde özellikle Cumhuriyet Caddesi, Murtaza Caddesi, Ahmet Rasim Caddesi gibi ana arterlerde araç kullanmak adeta büyük bir sınava dönüşmüş durumda. Bir yandan çift sıra park eden araçlar, diğer yandan kontrolsüz dönüşler, aniden önünüze çıkan motosikletler, dikkatsiz sürücüler derken trafikte ilerlemek gerçekten ciddi bir dikkat ve özgüven istiyor.
Çevre yolunda araç kullanmak ise artık başlı başına ayrı bir meziyet haline geldi. Hız yapan araçlar, kontrolsüz şerit değişiklikleri ve özellikle gece saatlerinde yaşanan dikkatsizlikler maalesef kazaları beraberinde getiriyor.
Daha dün akşam bu yazıyı kaleme alırken çevre yolunda bir motosiklet ile tırın çarpışması sonucu iki gencimizin yaralandığı haberi geldi. Bundan önce de trafik kazalarında kaybettiğimiz gençlerimiz oldu. Maddi hasarlı kazalar artık günlük hayatın sıradan bir parçası haline geldi. Her gün bir başka noktada siren sesleri duyuyoruz.
Peki bunun önüne nasıl geçeceğiz?
Elbette öncelikle bilinçli sürücülükle…
Bakınız ben de bir motosiklet kullanıcısıyım. Burada sadece başkalarını eleştiren bir noktada durmuyorum. Kendimden de örnek vermek istiyorum. Geçtiğimiz günlerde otogar civarında yayaların geçmesi gereken yerden motosikletle geçtiğim için trafik cezası yedim. Evet, hata yaptıysam cezasını da öderim. Çünkü bizler de bu devletin, bu milletin vatandaşlarıyız. Kurallara uymazsak ceza da yeriz.
Ama burada önemli olan şu: Cezalar caydırıcı olmalı. Ben o cezayı yedikten sonra artık aynı hatayı tekrar yapmamaya dikkat ediyorum. Çünkü insan bazen yaptığı yanlışın farkına ancak sonuçlarıyla karşılaşınca varabiliyor.
Bugün trafikte en büyük eksikliğimiz; sabır…
Herkes acele içinde…
Kırmızı ışıkta birkaç saniye beklememek için risk alanlar, ara sokaklardan hızla çıkanlar, motosikletle araçların arasından kontrolsüz şekilde geçenler… Bunların her biri hem kendi hayatını hem de başkasının hayatını tehlikeye atıyor.
Özellikle sevgili genç kardeşlerime seslenmek istiyorum…
Motosiklet bir özgürlük aracı olabilir ama aynı zamanda en küçük hatada ağır sonuçlar doğurabilecek bir araçtır. Hız yapmak sizi güçlü göstermez. Trafikte makas atmak marifet değildir. 
Unutmayalım ki evden çıkan herkesin kendisini bekleyen bir ailesi var. Bir annenin duası, bir babanın umudu, bir kardeşin sevgisi var.
Yapacağınız işi bir dakika sonra da yapabilirsiniz. İki dakika geç kalabilirsiniz. Hiçbir iş, hiçbir randevu, hiçbir telaş insan hayatından daha değerli değildir.
Bu yüzden sevgili Kilisliler…
Lütfen trafikte dikkatli olalım.
Aracımızı kullanırken sağımızı solumuzu kontrol edelim.
Kurallara uyalım.
Yayalara saygılı olalım.
Motosiklet kullanırken hızdan uzak duralım.
Tedbirli ve kontrollü hareket edelim.
Acele giderken ecele gitmeyelim…
Hamza ÖZKAYA