Kredi Kartı Dolandırıcılığından Sonra İlk 24 Saat

Kredi kartı dolandırıcılığına uğradığınızı fark ettiğiniz an, yaşanan maddi kayıptan daha ağır olan şey çoğu zaman paniktir. 
Ancak burada kritik bir eşik vardır: İlk 24 saat. Bu süre içinde atılacak doğru adımlar hem maddi kaybın büyümesini önler hem de hukuki sorumluluğun size yüklenmesini engeller. 
İlk yapılması gereken şey, derhal bankaya başvurmaktır. Kartın iptali, şifrenin değiştirilmesi ve şüpheli işlemlerin bildirilmesi gecikmeden yapılmalıdır.
 Bankaya yapılan bu bildirim sadece teknik bir işlem değildir, aynı zamanda hukuki sürecin başlangıcıdır. 
Zira bankaya zamanında yapılan başvuru, ileride “kusur” iddiasıyla karşılaşmamanız açısından hayati önem taşır. 
Bununla da yetinilmemelidir,adliyeye başvurarak savcılığa suç duyurusunda bulunmak ve devam eden ya da henüz provizyona düşmemiş ödemeler açısından ödemeye bloke koydurulmasını talep etmek gerekir. 
Bu başvuru hem ceza soruşturmasının başlatılmasını sağlar hem de bankalar nezdinde işlemlerin ciddiyetle ele alınmasına zemin hazırlar. 
Özellikle ilk 24 saat içinde yapılan savcılık başvuruları, dolandırıcılık kaynaklı harcamaların tahsil edilmeden durdurulabilmesi açısından büyük önem taşır.
Bu noktada altını çizmek isterim ki, kredi kartı dolandırıcılığı sadece “bankayla çözülecek” bir mesele değildir. 
İçinde hem ceza hukuku hem de bankacılık ve tüketici hukuku boyutu barındıran teknik bir süreçtir. Mağdur olan kişilerin bir avukattan hukuki destek alması, doğru başvuruların doğru sırayla ve eksiksiz yapılmasını sağlar. 
Aksi hâlde, eksik ya da hatalı bir işlem nedeniyle, aslında size ait olmayan bir borcun muhatabı hâline gelmeniz işten bile değildir.
Özetle; kredi kartı dolandırıcılığında ilk 24 saat, kaybın kaderini belirler. 
Bankaya zamanında başvuru, adliyede hızlı refleks ve hukuki destekle yürütülen bir süreç, mağduriyetin kalıcı hâle gelmesini önler. 
Av. Abdi Fatih EŞKİ