Ramazan: Rahmet Ayı mı, Fırsatçılık Sezonu mu?

Şubat ayının ortasındayız; vitrinler kırmızıya boyanmış, "Sevgililer Günü" adı altında devasa indirim kampanyaları havada uçuşuyor. Anneler Günü’nde, Babalar Günü’nde hatta ismini sayamadığımız onlarca "özel" günde piyasalar tüketiciyi çekmek için adeta birbiriyle yarışıyor. Ancak takvimler mübarek Ramazan ayına yaklaşınca, o ışıltılı indirim tabelalarının yerini sessiz sedasız değişen etiketler ve fahiş artışlar alıyor.
Burada durup ciddi bir vicdan muhasebesi yapmak gerekmez mi?
İndirimden "Bindirim"e: Neden?
Modern dünya, seküler bayramları bir tüketim şölenine çevirip fiyat kırarken; bizler, paylaşmanın, yardımlaşmanın ve nefis terbiyesinin zirve noktası olan Ramazan’ı neden bir "zam mevsimi" olarak karşılıyoruz?
Sorun sadece arz-talep dengesi mi, yoksa ahlaki bir erozyonun tam ortasında mı duruyoruz?
• Fırsatçılık Ekonomisi: Batı’da Noel veya Paskalya gibi dönemlerde temel gıda ürünlerinde ciddi indirimler yapılarak dar gelirliye nefes aldırılırken; bizde "zaten alacaklar" mantığıyla temel gıda fiyatlarının yukarı çekilmesi, ticari ahlakın neresine sığar?
• Bereketten Uzaklaşmak: Ramazan’ın ruhu berekettir. Bir kilo hurmayı, bir koli yumurtayı,dometsi , biberi vs gıda ürünlerinifahiş karla satmak, cüzdanı doldurabilir ama o kazancın bereketini kurutur.
Vicdanın Terazisi Şaşınca
Müslümanlığın kutsal ayı, birilerinin cebini doldurma değil, birilerinin açlığını giderme ayıdır. Sevgililer Günü’nde bir gülün fiyatı düşerken, Ramazan’da bir kilo kıymanın, bir paket makarnanın fiyatı artıyorsa burada bir samimiyet sorgulaması şarttır.
Paylaşmak küçültmez, büyütür. Ticaret erbabının, market zincirlerinin ve üreticilerin bu ayın maneviyatına uygun bir "iyilik indirimi" yapması, belki de bu toplumun en çok ihtiyaç duyduğu toplumsal dayanışma örneği olacaktır.
Sonuç Olarak
Eğer bizler, özel günlerde gösterdiğimiz o "müşteri dostu" tavrı, Allah’ın ayı olan Ramazan’da ihtiyaç sahiplerinden esirgiyorsak, sadece fiyatları değil, insani değerlerimizi de yükseltmişiz demektir. Gelin bu yıl bir fark yaratalım; sofralara bereketi zamlarla değil, gerçek indirimlerle ve paylaşmanın huzuruyla taşıyalım.
Çünkü gerçek bayram, birinin sofrasına vesile olunca başlar.
Osman Zahteroğlu