Televizyon icad edileli tam 100 yıl oldu. Batıda yaygınlaşması 1930'u buldu.
Türkiye'de ilk Televizyon yayını 31 Ocak 1968'de başladı. 1983 yılına kadar siyah beyaz ve tek kanallı idi. 1993 yılından itibaren özel kanallar mantar gibi çoğalmaya başladı.
Televizyon ilk yıllarda herkesin ilgi odağı oldu. Haber, spor, eğlence, diziler, çizgi filmler tüm kesimleri ekrana bağlıyordu. İlk sıralarda yerli dizi hemen hemen hiç yoktu. Bütün dizi ve filmler Amerikan ve Batı kaynaklıydı.
Dindar insanlar ilk etapta televizyona mesafeli yaklaştılar. Bazı hocalar, evlere sokulmaması yönünde vaaz ve telkinler yaptılar. Ancak, evinde tv olmayan çocuklar ve gençler,evinde tv olan komşu ya da akrabasının evine gitmeye başladı.

Çok geçmeden TV herkesin evine girdi.
İyi yönde kullanılırsa teknolojik her aygıt faydalıdır Fakat kötü yönde kullanılırsa da büyük tehlikeler oluşturabilir. Nitekim şu anda TV kanallarının büyük çoğunluğu gençleri, insanları ifsad noktasında büyük olumsuzluklar oluşturdu, oluşturuyor.
TV kanallarının büyük çoğunluğu liberal ve kapitalist işadamları tarafından kuruldu. Reklamlar dahil olmak üzere, bütün platformlarda para kazanma amacıyla kadın unsurunu ön plana çıkarıp reyting kazanma yolunu tercih ettiler.
Özgürlük,laiklik ve demokrasi kavramlarının arkasına sığınan bazı parababaları o kadar ileri gittiler ki, kanallarında her gece mústehcen filmler göstermeye başladılar.
Bu konuda mevcut hükümetler ne yazık ki kanal sahiplerine güç yetiremediler. Ahlaki çöküntüden endişe duyan halk, durumu zamanın Başbakanı Turgut Özal'a ilettiler. Özal talihsiz bir şekilde "kumanda elinizde, istediğinize bakın, istemediğinize bakmayın' mealinde cevapla durumu geçiştirmişti.
Nihayet 1994 yılında Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) kuruldu.
Ancak RTÜK'ün koyduğu ölçüler örf, adet veya İslam ile tam bağdaşmadığından var olan sorunlara çözüm üretemedi.
Avrupa Birliği yasalarını arkalarına alan materyalist ve kapitalist kanal sahipleri işi iyice ilerletip, bize göre edep, ahlak ve din dışı yayınlara son sür'at devam ettiler/ediyorlar.
Çünkü RTÜK'ün ahlak anlayışı ile İslam'ın ahlak anlayışı maalesef birbiriyle uyuşmamaktadır.