Ankara’mızın ulaşım altyapısı; geçmişten günümüze uzanan yanlış yönetim tercihleri, yarım bırakılan projeler ve son dönemde belediyeye uygulanan çifte standartlı ekonomik kısıtlamalar nedeniyle maalesef büyük bir kayba uğramıştır. Kutlu Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak, başkentin ulaşım tarihine ve bugün karşı karşıya bırakıldığı tabloya dair gerçekleri kamuoyunun bilgisine sunmayı bir görev kabul ediyorum.
Karayalçın Dönemi Vizyonu ve Gökçek Dönemi Gerçekleri
Ankara’da toplu ulaşımın temelleri, 26 Mart 1989 tarihinde seçilen dönemin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Karayalçın tarafından atılmıştır:
✔ ANKARAY (AŞTİ - Dikimevi): Hat uzunluğu 8,5 km olan bu hafif raylı sistemin projesi hazırlanmış, kredisi temin edilmiş ve yapımına 8 Ağustos 1992’de Karayalçın döneminde başlanmıştır. Hattın açılışı ise 30 Ağustos 1996’da gerçekleşmiştir.
✔ Kızılay - Batıkent Metrosu: 14,7 km uzunluğundaki bu hattın da tüm proje ve finansman konuları eksiksiz çözülerek inşaatına 29 Mart 1993’te yine Karayalçın döneminde başlanmış, 28 Aralık 1997 tarihinde hizmete açılmıştır.
Anlaşılacağı üzere, Karayalçın döneminde projeleri ve finansmanı tamamen çözülen bu hatlar, Melih Gökçek döneminde sadece yüklenici firmaların hakedişleri ödenerek hizmete alınmıştır. 27 Mart 1994’te göreve gelerek 23 yıl 7 ay boyunca kesintisiz belediye başkanlığı yapan Melih Gökçek’in bizzat başlatıp da bitirdiği tek bir metro hattı dahi bulunmamaktadır.
Yarım Kalan Metro Hatları ve Bakanlık Devri
2001 yılına kadar geçen 4 yıllık süreçte Ankara’da tek bir metro projesi dahi yürütülmemiştir. 2001-2003 yılları arasında başlatılan Çayyolu, Sincan ve Keçiören metro hatları ise gerekli kredi imkânı sağlanamadığı için tamamlanamamış; yapılan imalatlar 12-13 yıl boyunca yer altında çürümeye terk edilmiştir.
Söz konusu hatlar 2011 yılında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına devredilmiştir. Bakanlık;
✔ Çayyolu ve Sincan hatlarını 12-13 yıl sonra (2014 yılında),
✔ Keçiören hattını ise ancak 14 yıl sonra (2017 yılında) tamamlayarak işletilmek üzere Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne teslim edebilmiştir.
Mansur Yavaş Dönemi ve Siyasi / Ekonomik Kısıtlamalar
2017 yılında Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne devredilen hatların yapım maliyet bedeli Melih Gökçek’in başkanlığı döneminde 2 yıl boyunca talep edilmezken, her ne hikmetse Mansur Yavaş Belediye Başkanı seçildikten sadece 1 ay sonra istenmeye başlanmıştır.
Bilindiği gibi Türkiye’de yerel idareler idari olarak otonom olsalar da ekonomik olarak merkezi yönetime bağımlıdır. Büyükşehir sınırları içerisindeki vergiler merkezi hükümet tarafından toplanmakta ve aylık olarak bunların %6’sı büyükşehir belediyelerine aktarılmaktadır. Ancak bu aktarımlar iktidara yakın belediyelere eksiksiz verilirken, muhalefet belediyelerinde "borçlar mahsup edilerek" ödenmektedir.
✔ Eski Uygulama: Metro devirlerinde belediye ve Bakanlık arasındaki protokole göre, metro gelirlerinin %15’i borç karşılığı kesilmekteydi (Aylık yaklaşık 8 milyon TL).
✔ Yeni Uygulama: Muhalefetin büyükşehir belediyelerini kazanmasının ardından mevzuat, "belediyelerin borcuna karşılık, tüm gelirlerinin %5’i kesilir" şeklinde değiştirilmiştir.
Kesinti oranı düşürülmüş gibi gösterilse de bu düzenleme sonucunda, Bakanlıkça tamamlanıp belediyeye devredilen hatların Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne aylık maliyeti (2019 verileriyle) bir anda 25 kat artarak 8 milyon TL’den 200 milyon TL’ye çıkmıştır. Merkezi yönetimin bu haksız uygulaması, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin hemşehrilerimize daha konforlu ve kaliteli ulaşım hizmeti sunmasını açıkça engellemiş ve ertelemiştir.
Geçmiş yönetim döneminde Ankapark’a milyonlarca Euro harcanmış, milyonlarca lira ödenerek hiçbir işlevi olmayan şehir giriş kapıları yaptırılmış, fakat Ankara’nın ulaşımı tamamen ihmal edilmiştir.
Gökçek dönemi, başlatıp bitirdiği tek bir metro hattı olmamasının yanı sıra, 2013 yılından sonra tek bir otobüs dahi almamıştır.
Buna karşılık; gelirleri azaltılan ve Ulaştırma Bakanlığına geçmiş dönemden kalan yüz milyonlarca liralık metro borcunu ödemek zorunda bırakılan Mansur Yavaş yönetiminin 500’e yakın yeni otobüs alması ve Natoyolu-Dikimevi Metro inşaatını başlatması takdire şayandır. Bu yönetimi eleştirmek büyük bir haksızlıktır. Şayet söz konusu kısıtlamalar yapılmasaydı, bugün Ankara halkı ulaşım ve diğer belediyecilik hizmetlerini çok daha yüksek standartlarda alıyor olacaktı.
Havaalanı Metrosu Yıllardır Yılan Hikâyesine Dönüştürülmüştür
Ankara, şehir merkezi ile havalimanı arasında metro bağlantısı bulunmayan tek Avrupa başkentidir. Bu hattın yapım sorumluluğu da yine Melih Gökçek tarafından 2011 yılında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na devredilmiştir.
✔ 2019 yılında Havaalanı hattının yeniden Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmesi talep edilmişse de Bakanlık projelerin bitmek üzere olduğunu ve yapımı kendilerinin üstleneceğini belirtmiştir.
✔ 2019 yılından itibaren yatırım programında yer almasına rağmen bu hattın yapımına bir türlü başlanamamıştır.
✔ Nihayet 2026 yılında Havaalanı metrosunun ihalesi Bakanlık tarafından yapılabilmiştir.
SONUÇ
Uygulanan bu haksız ve taraflı politikalar sonucunda, havaalanı metro bağlantısından dahi mahrum bırakılan Ankara halkı ne yazık ki cezalandırılmıştır. Kutlu Parti olarak başkentimizin hakkını her platformda savunmaya, adil ve nitelikli belediyecilik anlayışını desteklemeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururum.
Zafer TEKBUDAK
Kutlu Parti
Yerel Yönetimlerden Sorumlu
Genel Başkan Yardımcısı






AMED SPORTİF FAALİYETLER
GALATASARAY
FENERBAHÇE
TRABZONSPOR
KASIMPAŞA
BEŞİKTAŞ
KOCAELİSPOR
ERZURUMSPOR FK
ARCA ÇORUM FK
GÖZTEPE
CORENDON ALANYASPOR
İSTANBUL BAŞAKŞEHİR FK
ÇAYKUR RİZESPOR
TÜMOSAN KONYASPOR
GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ
GENÇLERBİRLİĞİ
SAMSUNSPOR
EYÜPSPOR



Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir