Özkar, mazot fiyatlarının litre başına 100 TL eşiğini aşarak üç haneli rakamlara ulaşmasının, üretim maliyetlerini daha da ağırlaştırdığını ifade etti.
Özkar açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Yıllardır kullanılan ‘Ben hep 50 liralık alıyorum’ sözü artık geçerliliğini yitirmiştir. Bir zamanlar depoyu dolduran 100 lira ile bugün 1 litre bile mazot alınamıyor. Üstelik zamların devam edeceği ve akaryakıt fiyatlarının daha da yükseleceği ifade ediliyor. Durum gerçekten vahimdir.”
“1 LİTRE MAZOT İÇİN 6 KİLOGRAMDAN FAZLA BUĞDAY”
Akaryakıt zamlarının en ağır sonuçlarından birinin tarım sektöründe görüldüğünü belirten Özkar, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin 2026 yılı buğday alım fiyatı üzerinden çarpıcı bir hesaplama yaptı.
Ton başına 16 bin 500 TL olarak açıklanan buğday alım fiyatına dikkat çeken Özkar, çiftçinin yalnızca akaryakıt ihtiyacını karşılayabilmek için bile ciddi miktarda ürününü satmak zorunda kaldığını belirtti.
Özkar şöyle devam etti:
“Bugün çiftçimiz yalnızca 1 litre mazot alabilmek için 6 kilogramdan fazla buğday satmak zorunda kalıyor. Bunun yanında gübre, elektrik, tohum, tarımsal ilaç, sulama ve işçilik maliyetleri de çiftçinin sırtında. Bu şartlarda üreticinin ayakta kalması her geçen gün daha da zorlaşıyor.”
“MAZOTA GELEN ZAM, SOFRAYA ZAM OLARAK YANSIYOR”
Akaryakıt fiyatlarındaki artışın yalnızca çiftçiyi ilgilendiren bir sorun olmadığını vurgulayan Özkar, bunun bütün vatandaşları doğrudan etkilediğini ifade etti.
Özkar:
“Mazota yapılan her zam, tarımsal üretimin yanı sıra nakliye ve taşıma maliyetlerini de artırıyor. Tarladan çıkan ürünün pazara ulaşması pahalanıyor. Bunun sonucunda maliyet artışları çarşıya, pazara ve sofraya yansıyor. Dolayısıyla akaryakıt fiyatlarındaki artış, doğrudan vatandaşın cebine dokunuyor.”
Gıda fiyatlarındaki artışla mücadele edilirken yalnızca sonuçlarla uğraşılmaması gerektiğini belirten Özkar, üretim maliyetlerini artıran temel sorunların çözülmesi gerektiğini söyledi.
“TÜRKİYE KAYNAKLARINI DOĞRU KULLANIRSA REFAH MÜMKÜNDÜR”
Türkiye'nin sahip olduğu ekonomik ve doğal kaynaklarla vatandaşlarına çok daha müreffeh bir hayat sunabilecek güçte olduğunu ifade eden BTP Kilis İl Başkanı Alaiddin Özkar, asıl meselenin kaynakların nasıl yönetildiği olduğunu söyledi.
Özkar açıklamasını şöyle tamamladı:
“Türkiye'nin kaynakları Türk milletinin hizmetine sunulmalıdır. Üreticimizi ayakta tutacak, çiftçimizi destekleyecek ve vatandaşımızın alım gücünü artıracak bir ekonomik anlayışa ihtiyaç vardır. Kaynaklarımız yandaşa ve yabancıya değil, Türk halkının refahına hizmet etmelidir.”
“Bağımsız Türkiye Partisi olarak çözümün üretimden, adil gelir dağılımından ve milli kaynakların milletimizin hizmetinde kullanılmasından geçtiğine inanıyoruz. Halkımızın hak ettiği müreffeh yaşama ulaşabilmesi için BTP'nin parti programında yer alan Milli Ekonomi Modeli'nin ortaya koyduğu politikalar hayata geçirilmelidir.”







GALATASARAY
AMED SPORTİF FAALİYETLER
TRABZONSPOR
BEŞİKTAŞ
KASIMPAŞA
FENERBAHÇE
ARCA ÇORUM FK
KOCAELİSPOR
GÖZTEPE
İSTANBUL BAŞAKŞEHİR FK
ERZURUMSPOR FK
CORENDON ALANYASPOR
ÇAYKUR RİZESPOR
GENÇLERBİRLİĞİ
TÜMOSAN KONYASPOR
GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ
SAMSUNSPOR
EYÜPSPOR





Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir