Erkeklerin ve kadınların dışarıda bulundukları sırada nasıl giyineceklerini dinin kuralları ve örf belirler.
En basit ifadeyle dışarıda erkekler göbekle diz kapakları arasını,kadınlar ise el ve yüz hariç bütün bedeni örtmekle mükelleftirler.
Dini bir mükellefiyet olmasa da erkekler de örfen, bedenlerinin büyük bir kısmını örterler.
Örtünmenin dini yönden birçok sebebi vardır.
Bunlardan bir tanesi ve belki de en önemlisi aileyi ve toplumu cinsel/şehevi cazibelerden koruyup, sağlıklı, vefalı ve istikrarlı bir aile ve toplum inşa etme düşüncesidir.
Din/İslam böyle bir toplum inşa sürecinde bazı kurallar getirmiştir. Mesela nikahsız birliktelikler yasaklanmıştır. Erkeklerin ilgisini ve dikkatini çekecek ölçüde bir kıyafetle kadınların giyinmelerini ve dolaşmalarını hoş görmez. Kadınlar, dekolte bir kıyafetle erkeklerin olduğu bir mekânda şarkı/türkü söyleyemez. Her ne sebeple olursa olsun erkeklerin bulunduğu bir ortamda dans edemez.
Hastalığıyla ilgili kadın doktor varsa öncelikle ona muayene olmasını tavsiye eder,, yoksa zarureten erkek doktora muayene olabileceğine hükmeder.
Bir kadın erkek kuaföre gidip saçını kestiremez.
Umuma açık havuzlarda kadın erkek karışık havuzda, denizde yüzemez.
Hatta yabancı bir erkek ve kadının tokalaşması bile mekruh görülmüştür.
20-30 yıl önceye kadar bu kurallara ülkemizde büyük ölçüde uyulurdu.
Özel kanallar, sinemalar,dijital platformlar ve akıllı telefonlar vasıtasıyla dinin/örfün ahlaksızlık ve edepsizlik saydığı konular/sahneler 24 saat boyunca zihinlere boca edilince, karşımıza eskiden evde çocuklarının yanında bile giymeye utandıkları gece kıyafetleri ile, sokaklarda, sahnelerde ve düğün salonlarında arzı endam eden Müslüman kızlar/kadınlar! çıkıverdi.
Çıplaklık virüsü öyle bir yayıldı ki durdurabilmek neredeyse imkânsız bir hâle geldi.
Dinin bu konudaki hükümleri gericilik, yobazlık olarak görülmeye başladı.
Böyle düşünenleri, içinden "Sen hangi çağda yaşıyorsun" diye kınayanlar çoğunluğu teşkil etmeye başladı.
Yüzaltı yıl önce Kilis'te, Antep'te, Maraş'ta Müslüman Türk kadınının peçesini yırttıkları için Fransız ve İngilizlerle mücadele eden atalarımız mezarlarından kalkıp şu halimize bir baksalar ne derler acaba?
Fransızın çizmesinden kurtulduk ama kıyafeti, modası , kültürü ve felsefesi iliklerimize kadar işlemiş durumda.


Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir