1970'li yılların başında dini eser sayısı iki elin parmakları kadardı. Bizim evde Ali Fikri Yavuz'un Kur'an Meali, Ömer Nasuhi Bilmen'in Büyük İslam İlmihali ve Osmanlı dönemi ulemasının fetvalarının yer aldığı "Mülteka" isimli 4 ciltlik bir eser vardı.
İmam-Hatiplerin ve Yüksek İslam Enstitü'lerinin çoğalmasıyla birlikte tercüme eserler piyasada görünmeye başladı.
Benim para vererek aldığım ilk eser Hekimoğlu İsmail'in kaleme aldığı "Minyeli Abdullah" idi.
Şeyh Camii sokağının girişinde bulunan "Bilbik Kitabevi" benim kitapla tanıştığım ilk mekân oldu. Bu arada Bilbik Kilis'te yeni açan gül için kullanılır. İlginç bir isim.
Bir solukta okuduğum Minyeli'den sonra koşarak başka hangi eserler var? diye sorduğumu hatırlıyorum.
Bir de 1973 yılında İmam Gazali'nin İhya-i Ulumid-din adlı eseri tercüme edilmeye başlanmıştı. Ben henüz ortaokul 2. sınıfa giderken bu eseri her gün o yıllarda Nakşibendî halifeliğini Hacı Bekir Bey'den devralan "Terzi Ali Efendi'nin dükkânına giderek gelen birkaç müridana okuyordum.
Bu okuma yıllarca devam etti. Terzi Ali Efendi gerçekten iyi bir Müslüman ve tasavvuf ehli, mütevazı, mütebessim ve oldukça mütevekkil bir şahsiyetti.
Eski Belediye binasının kuzeyinde küçük bir dükkânda terzilik yaparak geçimini sağlardı.
O yıllarda kaçakçılık yaygın; yanına gelerek işinin rast gitmesi için veya başka nedenlerle muska isteyenler olurdu. Hiçbir kimseden ücret aldığı vaki olmamıştı.
Her Cuma gecesi bir müridin evinde “hatm-i hâcegan" denilen zikir yapılırdı. Büyük kalabalık cemaatler olurdu. Normalde zikir meclislerinde kitap okunmaz ama bana İhya'dan kısa bir ders okuturdu.
O yıllarda Nakşibendî tarikatında bir bölünme yaşandı.
1974 yılında Hacı Bekir Bey vefat edince halifeliği Terzi Ali Efendi devralmıştı. Sonradan bazı müritlerin teşvikiyle oğlu Abdülhadi Canbolat da zikir meclisi kurmaya karar verdi.
Kilis'te oldukça şöhret kazandı. Ne yazık ki ömrü uzun sürmedi. Müritleri mezarının üzerine büyük bir kubbe yaptırıp, türbe hâline getirdiler.
Canbolat soyundan gelen Hacı Bekir Bey'de güzel bir insandı. Belleğimde az bir hatırası var.
Mezarı Tekye Camii minaresinin hemen sağında bulunmaktadır.
Allah'ın rahmeti hepsinin üzerine olsun.


Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir