1974 yılından itibaren Türkiye'de İslami hareket yavaş yavaş ivme kazandı. MTTB ve Akıncılar Dernekleri yurt sathında yayılmaya başladı.
Genel Merkezi İstanbul'da bulunan Milli Türk Talebe Birliği, öğrencilere/gençlere milli ve manevi değerleri aşılamak isteyen sosyal bir kuruluş idi.
O sıralarda gündemde en çok "sistem" sorunu vardı. Resmi tarihin dayattığı yalanlar irdeleniyordu. O yıllarda dini öğretilerin ve uygulamaların neden yasaklandığı anlatılarak İslami bir bilinç veriliyordu.
Mustafa Müftüoğlu'nun kaleme aldığı "Yalan Söyleyen Tarih Utansın" isimli 7-8 ciltlik eser oldukça popülerdi. Mesela Ayasofya niçin müzeye çevrilmişti? Niçin Avrupa Birliği'ne girilmek isteniyor? Niçin okullarda mescid yok? Niçin milli değerlerimiz hiçe sayılıyor? Niçin İslami kıyafet yasak?
O tarihte Osmanlı devleti ve son dönem padişahlar (özellikle 2 Abdulhamid ve Vahdeddin) okullarda olumsuz/hain kişiler olarak okutuluyordu.
Kilis'te de MTTB bugünkü Kardeşler Et Pazarı'nın yerinde bulunan avlulu bir evde açılmıştı.
O tarihte başkanı, Kilis İmam-Hatip Lisesi müdürü olan Hüseyin Bahar hocamızdı. Alim ve nüktedan bir kişiliği vardı.Her hafta dini ve milli konularda sohbetler/bilgi yarışmaları yapılıyordu.
1978 yılında Kilis'te de Akıncılar Derneği kuruldu. O yıllarda sağ ve sol fikre mensup gençler arasında üniversitelerden başlayarak önce fikri, sonra silahlı çatışmalar başladı.
Akıncı gençler silahlı eylemlere karışmadılar
1978-1979 ve 1980 yılında anarşik olaylar yurdun her tarafına yayıldı. Her gün 3-5-10 kişi teröre kurban gidiyordu.
Şimdilerde kimsenin ilgi göstermediği komünizm/Marksizm/Leninizm hareketi inancı zayıf gençler arasında hızla yayıldı. Aslında hükümetler/sistem o yıllarda inançsız bir neslin yetişmesine zemin hazırlamıştı.
Sol hareketin karşısında ülkücü gençler harekete geçirilmiş ve kıyasıya bir mücadele yaşanmıştı.
Bu gidişi hiç bir hükümet durduramadı. Sabah evinden çıkan bir kimse akşam evine döneceğinden emin değildi.
Çok önemli kişiler öldürülüyor, faili meçhuller hızla çoğalıyordu.
Kilis'te de çok sayıda anarşi olayları meydana geldi ve nice genç fidanlar kurban oldular. Kilis Belediye Başkan vekili Av. Mehmet Yeşilçimen o yıllarda faili meçhul bir cinayete kurban gitmişti.
Her iki taraftan 5 binden fazla insanımızı 3 yılda kaybettik.
12 Eylül 1980 darbesiyle anarşi ve terör eylemleri bastırıldı. Millet bu anlamda rahat bir nefes aldı
Ne yazık ki 3-4 yıl sonra bu defa PKK belası başımıza örüldü ve kurtulmak 40 yılımızı aldı.
Bütün bu felaketlerin sebebi olarak; İslam'dan uzaklaşmayı, milli ve manevi değerlerimizden kopuşu zikredebiliriz.


Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir