Namus ve iffet gibi kavramlar modernizmde demode olmaya başladı. Nikahsız birliktelikler normal görülmeye/gösterilmeye çalışılıyor.
Bu kavramların aşınmasında şüphesiz aktör ve artistlerin büyük payı var. TV'lerde her gün magazin programlarında bunların mel'anetleri övgüyle anlatılıyor.
Dizilerde evlilik dışı ilişkiler, aldatma neredeyse hepsinin ortak konusu.
İktidar, dizilerin konularına, örf, adet ve ahlak dışı sahnelere dokunmuyor/dokunamıyor.
Sol ve laik cenahın çok yaygara çıkaracağından endişe ediyor diye düşünüyorum.
İktidar sanki şöyle düşünüyor; "Benim elimdeki kanallarla ben doğruyu, doğru tarihi, ahlaki güzellikleri, örf, adet ve gelenekleri göstermeye çalışırım. Her türlü dini kanal ve konuşma serbestçe yayın yapsın. Dileyen iyiyi, güzeli dileyen de şerri ve kötüyü seçsin."
İlk bakışta demokratik ve özgürlükçü bir bakış açısı gibi gelse de şer daima son sürat önde gidiyor.
Çünkü onlar hep nefsin hoşuna giden konuları ve sahneleri, çıplaklığı, müstehcenliği ön planda tutuyor ve bunu ısrarla sürdürüyorlar.

Dini kanallarda konular ve sohbetler gençleri pek cezbetmiyor.
Olaya bir de farklı pencereden bakarsak, milliyetçi, muhafazakâr iktidar döneminde böyle rezil diziler oynuyorsa, bunları normal gören zihniyet iktidar olsa durum nasıl olur?
Dizilerdeki sahneler artık caddelerde, parklarda ve üniversite bahçelerinde etkisini fazlasıyla gösteriyor.
Çok az insan maalesef bu durumlardan rahatsız, onlarında ellerinden bir şey gelmiyor.
İçimiz yanıyor ama ne çare…


Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir