Bazı uygulamalar bazı yerlere lüzumludur. Tel örgü cezaevine lazımdır.Bir ülkenin sınırlarını korumak için gereklidir.Askeri bölgelerde de normal bir uygulama olabilir.
Ama jiletli tel örgüyü bir okulun duvarlarına yakıştıramadım. Keza bir hastanenin girişine konulan X-Ray cihazını da doğrusu uygun bulmuyorum.
Ne yazık ki artık hiç bir yer güvenli değil. Güvensizlik o kadar yaygın ki her tarafımız güvenlik kamerası ile doldu.
En güvenli olunması gereken camilerde bile güvenlik kamerasının olması, gelinen son noktayı acı bir şekilde bizlere gösteriyor.
Her geçen yıl polis, bekçi ve güvenlik görevlilerinin sayısının artması, karakolların hükümet konağı kadar büyümesi, cezaevlerinin sayılarının ve kapasitelerinin devasa artması ve suçlulara yetmeyişi aslında anlayanlara bazı işaretler veriyor.
O işaret şu; insanları iyi eğitemiyoruz. Sadece eğitim yılını arttırmak yetmiyor. Polisi, bekçiyi, güvenlik kameralarını ve tel örgüleri arttırmakta yeterli değil.
Olması gereken ise; Allah korkusunu,ahlak ve din duygularını arttırmak. Kalplere merhameti, sevgiyi, şefkati, haram ve helal kavramlarını yerleştirmek.
Ahireti, hesap gününe imanı arttırabilmek. Bu duyguları yerleştirebilsek güvenlik sorunu en aza inecek.
Bu duyguların var olduğu yıllarda insanlar canlarından,mallarından,namuslarından emindiler.
Tek çare, tek yol yeniden İslam'a dönmek...
Bilmiyorum başka çıkar yol..
