Ana içeriğe geç

Kilis Havadis, son dakika haberleri, yerel en güncel gelişmeler, siyaset, ekonomi, sağlık, eğitim, gündem, spor, teknoloji ve Türkiye geneli tüm özel haberler...

Cahit Faruk İSLAMOĞLU
Cahit Faruk İSLAMOĞLUKöşe Yazarı

Kadın Cinayetlerini Lanetliyoruz

Ülkemiz son 30-40 yıldır sosyal, kültürel ve ailevi yönden büyük bir yozlaşmaya sahne olmakta ve bu kötü gidişat hepimizi derinden üzmektedir.

Ülkemiz son 30-40 yıldır sosyal, kültürel ve ailevi yönden büyük bir yozlaşmaya sahne olmakta ve bu kötü gidişat hepimizi derinden üzmektedir.

Çok sayıda yozlaşma olmakla beraber bunların içinde en kötüsü şüphesiz kadın cinayetleridir.

Kadın cinayeti işleyenlerin büyük çoğunluğu eş, eski eş, eski sevgili ve partnerden oluşmaktadır.

Cinayet sebepleri çok farklı nedene dayansa da aile içi şiddet, aldatma ve ekonomik nedenler ilk sıralarda yer alıyor.

Devlet her türlü şiddeti önlemeye çalışsa da ev de kadına yapılan şiddeti bir türlü önleyemiyor.

Mesela karakolda zanlıya şiddet önlendi. Okulda öğrenciye şiddet önlendi. Askerde erlere artık dayak atılmıyor. Usta, artık çırağı dövemiyor

Çünkü bunlara ilişkin toplumsal mutabakat oluştu.

Sadece aynı evin içinde evli bir erkeğin eşine şiddet uygulamasını tam olarak önleyemedi.

Bunun içinde 6284 sayılı kanunla, "kadının beyanı esastır" maddesi gereği, kadın eşinin kendisine şiddet uyguladığını beyan ederse eş evden uzaklaştırma cezası alabiliyor.

Bu defa evden uzaklaşan erkek bunu bir gurur meselesi yapıp işi daha ileri noktalara, cinayete kadar götürebiliyor.

Son on yıllık istatistikler, her yıl ortalama 300-400 kadının cinayete kurban gittiğini gösteriyor.

Bazı kimseler, bu cinayet olayının artma sebebini 6284 sayılı kanuna bağlıyor. Yani demek isteniyor ki; kadınlar fazla söz sahibi oldular.En basit bir olayda bile kanunu arkalarına alarak eşiyle tartısıp/ saygısızlık yapıp tehdit ve aykırılık gösterebiliyorlar.

Bu kanun,bazı erkekler tarafından evliliği zedeleyen ve boşanmaları artıran bir kanun olarak yorumlanıyor.

Ancak bu düşünce sahiplerinin göz ardı ettiği bir gerçekte var ki; gerçekten psikopat ruhlu ve kendini evin efendisi hanımını da evin kölesi/hizmetçisi gibi gören, istediği olmadığında şiddete başvuran, söven sayan, hakaret eden, her şeyi ben bilirim, her şey benim dediğim gibi olacak diyen süfli erkekler karşısında kadın hakkını nasıl savunacak?

İşte bir yönüyle de bu kanun bazen gerekebiliyor.

Ben olayı biraz dini, ahlakî ve insani duyguların zayıflamasına bağlıyorum.

Dini, ahlaki ve vicdani duyguları gelişmiş bir insan değil bir insanı/kadını/eşini öldürmek, karıncayı bile, bilerek ezemez/öldüremez.

Önceki gün Kilis'te bir parkta boşanmak üzere olan eşi tarafından hunharca öldürülen 5 çocuk annesi hanım kardeşimizin vefatı hepimizin yüreklerini burktu.

Hiç bir sebep bir insanın/kadının/eşin katline gerekçe olamaz. Kan donduran bu elim olayı şiddetle kınıyoruz ve lanetliyoruz.

Ne oldu şimdi? Bir anlık sinirle meydana gelen 5-10 dakikalık bu olayın sonunda bir genç kadın mezara, bir erkek cezaevine gitti.5 çocuk, anne ve babasız, yetim ve öksüz kaldı. Allah şeytana uydurup azdırmasın. Gerçekten acı bir olay.

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın
E-Gazete