Bazı görevler vardır ki, o göreve getirilen kişinin performansı zamanla kendisini belli eder. İlk göreve başladığında kamuoyunda çeşitli soru işaretleri oluşabilir, insanlar “Acaba başarılı olabilir mi?” diye düşünebilir. Ancak yapılan çalışmalar, ortaya konulan hizmetler ve elde edilen sonuçlar bütün soru işaretlerini ortadan kaldırır.
İşte Kilis Kızılay Şube Başkanı Adnan Erdoğan’ın hikâyesi de tam olarak böyle.
Göreve geldiği ilk günlerde birçok kişi Kızılay’ın Kilis’teki çalışmalarının nasıl şekilleneceğini merak ediyordu. Aradan geçen süre içerisinde görüldü ki Adnan Erdoğan ve ekibi, Kızılay’ı sadece yardım dağıtan bir kurum olmaktan çıkarıp, toplumun her kesimine dokunan aktif bir sosyal dayanışma merkezi haline getirdi.
Bugün Kilis’in hangi mahallesine giderseniz gidin, Kızılay’ın izlerini görmek mümkün. Muhtarlarla kurulan güçlü iş birliği, resmi kurumlarla yürütülen koordinasyon, sivil toplum kuruluşlarıyla gerçekleştirilen ortak çalışmalar ve sahadaki gönüllü ekiplerin gayretleri sayesinde ihtiyaç sahibi aileler tek tek tespit ediliyor, yardımlar gerçek sahiplerine ulaştırılıyor.
Adnan Erdoğan’ın üzerinde özellikle durduğu konuların başında saha çalışmaları geliyor. Masa başında değil, vatandaşın arasında olmayı tercih eden Kızılay ekibi, sokak sokak, mahalle mahalle dolaşarak ihtiyaç sahiplerine ulaşmaya çalışıyor. Bu yaklaşım da yapılan yardımların etkinliğini artırıyor.
Kurban Bayramı’nda elde edilen başarı bunun en somut örneklerinden biri oldu. Kilis Kızılay Şubesi, Türkiye genelinde en fazla kurban hissesi bağışı toplayan şubelerden biri olarak önemli bir başarıya imza attı. Nüfusa oranla yaklaşık 230 hisse kurban bağışının toplanması, vatandaşların Kızılay’a duyduğu güvenin açık bir göstergesi oldu.
Geçtiğimiz günlerde yerel basın mensuplarıyla bir araya gelen Adnan Erdoğan, göreve geldiği günden bugüne kadar yapılan çalışmaları detaylı şekilde anlattı. Özellikle ihtiyaç sahibi ailelerin belirlenmesinde büyük hassasiyet gösterdiklerini ifade eden Erdoğan, muhtarlarla sürekli temas halinde olduklarını ve yardımların doğru adreslere ulaşması için titiz bir çalışma yürüttüklerini söyledi.
Aslında Kızılay’ın yaptığı hizmetleri birkaç satıra sığdırmak kolay değil.
Bir tarafta Ramazan ayında gerçekleştirilen gıda kolisi dağıtımları, ayni ve nakdi yardımlar…
Diğer tarafta cuma günleri mezarlık ziyaretine gelen vatandaşlara çay ve çorba ikram eden mobil ikram aracı…
Hastane önlerinde vatandaşların yanında olan ekipler…
Afet ve olağanüstü durumlarda dakikalar içerisinde olay yerine ulaşarak ihtiyaçları karşılayan mobil destek araçları…
Bütün bunlar Kızılay’ın toplumun her anında ve her noktasında var olduğunu gösteriyor.
Son yıllarda Kilis’te kan bağışı konusunda yaşanan artış da dikkat çekiyor. Vatandaşların kan bağışı araçlarına gösterdiği ilgi, Kızılay’a duyulan güvenin bir başka göstergesi olarak karşımıza çıkıyor. Bu başarıda hem gönüllülerin hem de Kızılay yönetiminin önemli payı bulunuyor.
Adnan Erdoğan’ın şu sözleri ise aslında her şeyi özetliyor.
“İnsanlarımız hiçbir karşılık beklemeden bizleri arayarak kurban bağışlarını Kızılay’a yapmak istediklerini söylediler. Bu ilgi bizi hem gururlandırdı hem de geleceğe dair umutlandırdı.”
Gerçekten de dışarıdan bakıldığında Kilis Kızılay Şube Başkanlığı’nın son derece aktif, dinamik ve çözüm odaklı bir anlayışla çalışmalarını sürdürdüğü görülüyor. Gönüllülerden yöneticilere kadar herkes yaptığı işin sorumluluğuyla hareket ediyor.
Mahalle taramalarında bunu görüyoruz.
İhtiyaç sahibi ailelerin tespitinde bunu görüyoruz.
Kan bağışı organizasyonlarında bunu görüyoruz.
Afet anlarında bunu görüyoruz.
Kısacası Kilis Kızılay Şube Başkanlığı, Adnan Erdoğan döneminde başarılarına her geçen gün yenilerini eklemeye devam ediyor.
Elbette yapılacak daha çok iş, ulaşılacak daha çok ihtiyaç sahibi vatandaş var. Ancak bugüne kadar ortaya konulan tablo, doğru yolda ilerlendiğini gösteriyor.
Bizler de bu gayretli çalışmaları takdir ediyor, Kilis’te dayanışma ve yardımlaşma ruhunu güçlendiren Kızılay ailesine teşekkür ediyoruz. Temennimiz, bu başarıların artarak devam etmesi ve ihtiyaç sahibi her vatandaşın yanında olmaya devam edilmesidir.