NATO bir savunma paktı. 77yıl önce temelleri atılmış. 31 Hristiyan ve 1 Müslüman ülkeden oluşan 32 üyeli bir kuruluş. Merkezi Brüksel.
Türkiye 1952 de hemen üye olmuş.
Amacı bu 32 ülkeden birisine başka bir ülke saldırırsa o ülkeye NATO müdahale edecek ve hakkından gelecek.
Bu kağıdın üstünde böyle görünse de fiiliyatta Amerika ve İsrail ne derse o oluyor.
Amerika gibi saldırgan ve şımarık bir ülkenin yanında yer almak mı daha iyi, yoksa karşısında mi olmak daha iyi? Bu ölümlerden ölüm beğenmek gibi bir şey.
Yanında oluyorsun mazlum halklara sesini cıkaramamanın izdırabı var.Karşısında olsan en küçük bir şeyi bahane ederek saldırmaya hazır bir süper güç var.
Şu anda haklı olmak yetmiyor. Güçlü olanın haklı olmasına da gerek yok.
Adam o kadar güçlü ki gelişi bir tantana, gidişi bir şaşaa.
Herkes el pençe divan duruyor.Avrupa ülkeleri bile Gazze konusunda ağızlarını açıp bir laf edemediler.
İran konusunda biz ve tüm İslam ülkeleri hiçbir şey diyemedi.
2 milyarlık İslam dünyası kendi savunma paktlarını kuramadıkları ve ekonomik yönden zayıf oldukları için boynumuz bükük bir şekilde olan biteni sadece izliyoruz.
Suriye'de Irak'ta ve Gazze'de yüzbinlerce müslüman öldürülürken maalesef çok az şey yapabildik.
2 günlük NATO zirvesinin magazin kısmı güzeldi.Mehterli karşılama güzeldi. Ancak bir Müslüman olarak ben, 31 Hristiyan ülkenin içinde Müslüman Türkiye'nin bulunmasına da olumlu bakamıyorum.
Temennimiz 57 İslam ülkesinin hepsinin üye olduğu bir İslam Nato'sunun kurulması.
Elbette bunu başaracak tek ülkede Türkiye olacak.
Neden olmasın?


Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir