Kilis'te gazetecilik yapmak zor zanaat bir iştir. Şimdi bu yazıyı kaleme aldığımda bazıları çıkıp diyecek ki;
“Yalakalık yapıyor”
“Başkandan kaç para aldı?”
“Yine birilerine çalışıyor”… Diyecekler de diyecekler.(derlerrr, derlerrr)
Ama sormak istiyorum, Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek gerekmiyor mu?
Sevgili Kilisli hemşerilerim,
Kilis bu kış adeta olağanüstü günlerden geçiyor. Yıllardır görmediğimiz yoğunlukta yağan kar, hayatı yer yer felç etti. Ulaşımda aksaklıklar yaşandı, günlük yaşam zorlaştı. Ancak şu gerçeği de göz ardı edemeyiz: Kilis her yıl böyle bir kar yağışı görmüyor. Aksine, uzun süredir kuraklıkla mücadele eden bir şehirden bahsediyoruz.
Peki kar yağdı diye ne oldu?
Asıl soru şu: Yağdıktan sonra ne yapıldı?
İşte tam bu noktada Kilis Belediyesi ve Belediye Başkanı Av. Hakan Bilecen’in ortaya koyduğu tabloyu görmezden gelmek haksızlık olur. Karın yağmaya başladığı ilk andan itibaren belediye adeta seferberlik ilan etti. Kısıtlı imkânlara rağmen tüm ekipler sahaya indirildi.
Başkan Bilecen, masa başında değil; Resul Osman TOKİ’de, Tahtalı TOKİ’de, Şehir merkezinde, Gece gündüz demeden sahadaydı.
İşçilerle birlikte çalışan, ekipleri bizzat yönlendiren, anbean durumu takip eden bir belediye başkanı profili ortaya koydu. Kar yağmadan önce yapılan planlar, toplantılar ve programlar; kar yağışıyla birlikte sahada birebir tatbik edildi.
Evet, eleştirmek kolay.
Oturduğumuz yerden “şöyle yaptı, böyle yapmadı” demek çok kolay.
Ama soralım kendimize: Eğer bu tedbirler alınmamış olsaydı, Eğer öncesinde hazırlık yapılmamış olsaydı, Eğer belediye başkanı “bana ne” deyip evinde otursaydı;
Bugün Kilis’te ulaşım ne halde olurdu?
Ana arterler anında açıldı. Yollar vakit kaybetmeden tuzlandı. Ulaşımda ciddi bir aksaklık yaşanmadı.
Bu, tesadüf değil. Bu, planlamanın ve sahadaki emeğin sonucudur.
Elbette Kilis her yıl kar alan bir şehir değil. Ancak kar yağdığı zaman hayatın nasıl olumsuz etkilendiğini de hepimiz çok iyi biliyoruz. İşte böyle bir tabloda, kısıtlı imkânlarla ortaya konulan bu mücadele, görmezden gelinemez.
Kim ne derse desin, Bu şehirde yaşayan ve olan biteni gören herkes şunu açıkça söylemelidir.
Kilis Belediyesi, karla mücadelede başarılı bir sınav vermiştir. Başkan Hakan Bilecen ve ekipleri bu süreci iyi yönetmiştir.
Eleştiri elbette olacak. Olmalı da. Ama yapılanı yok saymak, emeği görmezden gelmek, gerçeğe sırt çevirmektir.
Bizim görevimiz; doğruya doğru, yanlışa yanlış demektir.
Bugün doğru olan şudur: "Sezar’ın hakkı Sezar’a verilmelidir."
Hamza ÖZKAYA


