Son günlerde gerek sol kesimde gerekse muhafazakâr ve sözde İslami camiada rüşvet, yolsuzluk, vurgun ve hırsızlık şayiaları/iddiaları son yılların en popüler gündemi haline geldi.
Gün geçmiyor ki; haram yollarla köşe dönme haberleri gündeme bomba gibi düşmesin.
Milyonlarca insan çalışarak, alın teri dökerek evine helal yoldan ekmek parası kazanmaya çalışıyor iken,
Milyonlarca emekli, dul ve yetim aldıkları kıt gelirlerle hayatını zar zor idare etme derdinde iken,
İç ve dış nedenlerle ülkede ekonomi bir türlü rayına oturtulamamışken,
Esnaf, tüccar, sanayici geleceğe yönelik derin kaygılar yaşarken,
Üniversite bitirmiş ve hiç bir işe giremeyip/evlen(e)meyen, umutsuzca baba parasıyla ömür tüketen milyonlarca genç var iken,
En basit bir iş için bile bir yerlerden torpil bulunması gerekir algısı var iken,
Namuslu insanların kırk yıl düşünse aklına gelmeyecek yolsuzluk, vurgun, fon, rüşvet haberleri/iddiaları ister istemez toplumun büyük tepkisini çekiyor.
Haram para hiçbir insana yakışmaz. Ancak dindar görünen ve öyle iddiası olanlara hiç yakışmaz.
Siyaset imtihanını alnı açık bitirenler olduğu gibi, nefsine uyup ne yazık ki dünya ve ahiretini ziyan edenler de çıkabiliyor.
İktidar; yolsuzluk, rüşvet, kumar, haksız ihale, fon gibi haram yollardan milletin kanını emen asalakların partisine, partideki görevine ve kim olduklarına bakmaksızın gereğini yapmalıdır.
Adalet terazisi herkes için işletilmelidir.
Aksi halde kaçınılmaz son ufukta görünmektedir.


Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir