Kimi zaman hayatın en temel gerçeğini onu kaybettiğimizde anlarız. Kilis’te geçtiğimiz günlerde yaşanan su kesintisi de tam olarak böyle bir gerçeği yeniden hatırlattı.
Su medeniyettir.
Suyun olmadığı yerde hayatın devamlılığından söz etmek mümkün değildir.
Afrin Barajı’ndan Kilis’e su pompalayan kanallarda meydana gelen arıza, şehir genelinde iki gün boyunca ciddi bir su sıkıntısına yol açtı. Evlerde, iş yerlerinde, günlük yaşamın her alanında suya duyulan ihtiyaç bir kez daha kendini net şekilde hissettirdi. Musluklardan suyun akmaması sadece bir kesinti değil hayatın durma noktasına gelmesi demekti.
İki gün boyunca Kilis adeta susuzlukla sınandı.
Vatandaşlar içme ve kullanma suyu noktasında ciddi sıkıntılar yaşadı.
Ancak bu sürecin bir de görünmeyen çoğu zaman göz ardı edilen bir tarafı vardı. Arızayı gidermek için sahada mücadele eden ekipler.
Kilis Belediyesi Su İşleri Müdürlüğü ekipleri, arızanın meydana geldiği ilk andan itibaren adeta zamanla yarıştı. Sağanak yağmur, soğuk hava ve zorlu arazi şartlarına rağmen çalışmalarını aralıksız sürdürdüler. İki gün boyunca gece gündüz demeden büyük bir özveriyle çalıştılar. Bu çabayı görmezden gelmek en hafif tabirle haksızlık olur.
Ekipler, ilk etapta arızayı gidererek su akışını yeniden sağladı. Ancak sistemin hassas yapısı ve oluşan yeni teknik sorunlar nedeniyle kontrollü verilen suyun ardından ikinci bir arıza daha yaşandı. Bu durum, çalışmanın ne kadar zor ve karmaşık olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Buna rağmen ekipler geri adım atmadı aksine daha geniş ve kapsamlı bir müdahaleyle sorunun tamamen çözülmesi için yeniden sahaya indi.
Evet, Kilis iki gün boyunca susuz kaldı.
Bu süreçte vatandaşlar zorlandı, günlük hayat aksadı. Ancak aynı zamanda bu şehrin altyapısını ayakta tutmak için mücadele eden insanların emeğini de görmek gerekiyor. O yağmurun altında, o soğukta verilen mücadele, sadece bir arıza onarımı değil bir şehrin yeniden nefes almasını sağlama çabasıydı.
Nihayetinde arızanın giderilmesiyle birlikte su yeniden verilmeye başlandı ve Kilis derin bir nefes aldı. Musluklardan akan su, belki her zamanki gibi sıradan bir şeydi ama o iki günün ardından çok daha anlamlı hale geldi.
Bu şehirde yaşayan, bu şehrin havasını soluyan, suyunu içen bir gazeteci olarak şunu ifade etmek gerekir,
Kilis Belediyesi Su İşleri Müdürlüğü ekipleri, bu süreçte insanüstü bir gayret ortaya koymuştur.
Belki o gün o çaba gösterilmemiş olsaydı, belki de bugün hâlâ çok daha büyük sıkıntıları konuşuyor olacaktık.
Eleştirmek kolaydır.
Ancak zor olan, şartlar ne olursa olsun çözüm üretmektir.
Bu anlamda emeği geçen herkese teşekkür etmek, en az eleştirmek kadar önemli hatta daha değerlidir.
Çünkü unutulmamalıdır ki; Su sadece bir ihtiyaç değil bir şehrin yaşam damarlarından biridir.
Hamza Özkaya