Zaman zaman bu köşeden Kilis’in öne çıkan değerlerini, yaptığı işlerle şehrimize katkı sunan insanlarını ve kendi alanında marka haline gelen isimlerini siz değerli okuyucularımızla buluşturmaya gayret ediyoruz.
Bugün kaleme almak istediğimiz isim ise artık Kilis’te hemen herkesin yakından tanıdığı bir isim…
Kasap İzzet Usta…
Gerçek adıyla İzzet Canözer…
Kimi zaman “Kasap İzzet Usta”, kimi zaman “Tavacı İzzet Usta” olarak anılıyor. Ancak hangi isimle anılırsa anılsın, yaptığı işin çok daha ötesinde bir misyon üstlendiğini söylemek gerekiyor.
Çünkü İzzet Usta, yalnızca Kilis tava yapan bir esnaf değil.
O, adeta Kilis’in kültür elçisi gibi çalışıyor.
Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunan mütevazı iş yerinde, Kilis’in geleneksel lezzetlerinden biri olan Kilis tavayı müşterilerine sunarken, aslında her tavanın içerisine Kilis’in tarihini, kültürünü ve misafirperverliğini de koyuyor.
Kilis denildiğinde akla gelen en önemli yöresel lezzetlerden birisi hiç şüphesiz Kilis tavadır.
Ancak bir yemeğin şehirle özdeşleşmesi kadar, o yemeğin doğru şekilde tanıtılması da önemlidir.
İzzet Usta’nın yaptığı tam olarak budur.
Kilis tavayı yalnızca müşterilerine ikram etmiyor; Kilis tavanın hikâyesini, hazırlanışını, özelliğini ve Kilis mutfağındaki yerini de anlatıyor.
Kilis’e şehir dışından, hatta yurt dışından gelen misafirlerin uğrak noktalarından biri haline gelen iş yerinde, farklı şehirlerden ve ülkelerden gelen insanların Kilis tava ile tanışmasına vesile oluyor.
Bazen rezervasyon yaptırmadan gelen müşteriler yer bulabilmek için beklemek zorunda kalıyor.
Ama buna rağmen Kilis tava yemek isteyenler sabırla sıralarını bekliyor.
Çünkü İzzet Usta’nın hazırladığı Kilis tavayı tatmak için kilometrelerce yol kat eden insanların sayısı az değil.
Bu durum, aslında yapılan işin ne kadar değerli olduğunu da ortaya koyuyor.
İzzet Usta’nın en dikkat çekici özelliklerinden biri de yaptığı işin önüne kendisini koymaması.
Mütevazı kişiliği, insanlarla kurduğu sıcak iletişim ve mesleğine duyduğu sevgi, onu farklı bir noktaya taşıyor.
O, Kilis tavayı anlatırken aslında Kilis’i anlatıyor.
Bir televizyon programında yer aldığında Kilis’i gündeme getiriyor.
Ulusal basında kendisine yer verildiğinde Kilis mutfağının tanıtımını yapıyor.
Yurt içinde veya yurt dışında gerçekleştirilen çeşitli organizasyonlarda Kilis tava ile boy gösterdiğinde, şehrimizin adını da beraberinde taşıyor.
İşte bu nedenle İzzet Usta’nın yaptığı işi sadece bir lokantacılık faaliyeti olarak değerlendirmemek gerekiyor.
Ortada ciddi bir şehir tanıtımı var.
Bugün insanların bir yemek için şehir değiştirmesi, kilometrelerce yol kat etmesi kolay bir şey değil.
Ancak söz konusu Kilis tava olduğunda, İzzet Usta’nın müşterileri arasında şehir dışından gelenlerin de bulunduğunu görüyoruz.
İnsanlar Kilis’e geldiklerinde, “Kilis tava nerede yenir?” diye sorduklarında İzzet Usta’nın ismini duyuyor.
Bu da yıllar içerisinde oluşturulan güvenin ve markalaşmanın bir göstergesi.
İzzet Usta artık sadece bir esnaf değil, yaptığı işle birlikte Kilis tava markasının temsilcilerinden biri haline gelmiş durumda.
Bir insanın yaptığı işte başarılı olabilmesi için sadece mesleğini bilmesi yetmez.
O işe inanması, sevmesi ve emek vermesi gerekir.
İzzet Usta’da da bunu açık şekilde görüyoruz.
İşine olan aşkı, Kilis’e olan sevgisi ve yaptığı işi daha geniş kitlelere ulaştırma gayreti, onu bugün bulunduğu noktaya taşıdı.

Üstelik bunu büyük imkânlarla değil, mütevazı bir iş yerinden, kendi emeği ve alın teriyle gerçekleştiriyor.
Belki de onu farklı kılan en önemli nokta da bu.
Kilis’in tanıtımı sadece büyük organizasyonlarla, billboardlarla veya resmi etkinliklerle yapılmaz.
Bazen bir esnafın dükkânında hazırladığı bir tabak Kilis tava, şehrin tanıtımı için çok daha etkili olabilir.
Çünkü o tabağı yiyen insan, Kilis’i doğrudan deneyimliyor.
Lezzetiyle tanışıyor, insanıyla tanışıyor, kültürüyle tanışıyor.
İzzet Usta’nın yaptığı da tam olarak budur.
Her müşterisini Kilis’in bir misafiri olarak görüyor.
Kilis tava ile gönüllere dokunuyor.
Ve o insanların Kilis’ten güzel hatıralarla ayrılmasını sağlıyor.
İzzet Canözer, yani Kasap Azzet Usta, bugün artık kendi adıyla da bir marka oluşturmuş durumda.
Bunu sadece iş yerinin yoğunluğundan değil, Kilis tava denildiğinde isminin anılmasından da anlayabiliyoruz.
Önünde uzun bir yol var.
Ancak bugüne kadar attığı emin adımlar, işine gösterdiği özen ve memleket sevgisi, bu yolun daha da büyüyeceğinin işaretlerini veriyor.
Bizlere düşen ise şehrimizin böyle değerlerini görmezden gelmemek.
Çünkü Kilis’in tanıtımına katkı sağlayan, kendi imkânlarıyla şehrimizin adını farklı platformlarda duyuran her insan aslında Kilis’in ortak değeridir.
İzzet Usta da bu değerlerden bir tanesi…
Belki kendisi “Ben sadece işimi yapıyorum” diyecek.
Ama biz dışarıdan baktığımızda görüyoruz ki yaptığı iş, sadece Kilis tava pişirmekten ibaret değil.
O, Kilis tava üzerinden Kilis’i anlatıyor.
Kilis’i sevdiriyor.
Kilis mutfağını yaşatıyor.
Ve en önemlisi…
Kilis’in adını gittiği her yere taşıyor.
İşte bu nedenle Kasap İzzet (Azzet) Usta’yı yalnızca başarılı bir esnaf olarak değil, aynı zamanda Kilis’in lezzet ve kültür elçilerinden biri olarak görmek gerektiğine inanıyorum.
Yolu açık, kazancı bereketli olsun.
Kilis’in böyle işini seven, memleketine sahip çıkan, yaptığı işle şehrinin adını duyuran insanlara her zaman ihtiyacı var.
Kalın sağlıcakla…
Hamza ÖZKAYA


Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir