Ortadoğu bir kez daha ateş çemberinin içinde. Amerika Birleşik illletleri ve İtrail’in İran’a yönelik saldırıları, zaten kırılgan olan bölgesel dengeleri daha da sarsarken, en ağır bedeli yine siviller ödüyor. Resmî açıklamalarda “askerî hedefler” vurgusu yapılsa da, sahadan gelen haberler yıkılan evleri, enkaz altından çıkarılan çocukları ve hayatını kaybeden masum insanları gösteriyor.
Hiçbir stratejik hesap, hiçbir jeopolitik çıkar, bir çocuğun hayatından daha değerli değildir. Savaş uçaklarının gölgesinde büyüyen bir nesil, yalnızca bugünü değil yarını da kaybeder. Bombaların düştüğü yerlerde yalnızca binalar değil; umutlar, hayaller ve insanlığın ortak vicdanı da yıkılır. Ölen her sivil, insanlığın hanesine yazılmış ağır bir utançtır.
Devletlerin güvenlik kaygıları olabilir. Ancak uluslararası hukuk, sivillerin korunmasını temel bir ilke olarak kabul eder. Buna rağmen saldırılarda kadınların, yaşlıların ve çocukların yaşamını yitirdiğine dair bilgiler geliyorsa, burada ciddi bir sorumluluk ve hesap verme gerekliliği vardır. “Yan etki” denilerek geçiştirilemeyecek kadar ağırdır bir çocuğun cansız bedeni.
Bölge halkları yıllardır yaptırımların, gerilimlerin ve vekâlet savaşlarının yükünü taşırken, yeni saldırılar sadece daha fazla acı ve istikrarsızlık üretmektedir. Şiddet, şiddeti doğurur; misilleme sarmalı büyüdükçe barış ihtimali daha da uzaklaşır. Siyasi karar vericiler masalarda strateji konuşurken, sokaktaki insan hayatta kalma mücadelesi verir.
Bu nedenle eleştiri yalnızca bir hak değil, aynı zamanda bir vicdan borcudur. Savaş politikalarını, sivil kayıplara yol açan askeri operasyonları ve bölgeyi ateşe atan adımları kınamak; insan hayatını merkeze alan bir duruş sergilemektir. Çünkü gerçek güç yıkmakta değil, onarmaktadır.
Bugün ihtiyaç duyulan şey daha fazla bomba değil; daha fazla diplomasi, daha fazla şeffaflık ve sivillerin korunmasına yönelik somut adımlardır. Çocukların öldüğü bir coğrafyada hiçbir taraf “kazandık” diyemez. Eğer ortada yıkılmış şehirler ve mezar taşları varsa, kazanan yoktur, yalnızca kaybeden insanlık vardır.
Tek temennim kana doymayan İt-rail’in ve tetikçi köpeği olan ABD'nin bu saldırı sonrası dünyadan yok olması olacak. Kahrolasınız kuduz köpekler!
Osman ZAHTEROĞLU
