Alkollü İçkiler Serbest Olalı Yüzyıl Oldu

Cahit Faruk İSLAMOĞLU

4 hafta önce

İslam, alkollü içkilerin kullanılmasını kesin bir şekilde yasaklamıştır. Çünkü içki bütün kötülüklerin anası olarak nitelendirilmiştir.
İçkinin hem vücuda, hem aile ve toplum yapısına büyük zararlar verdiği tartışılmaz bir husustur.
Türkiye'de içki kullanımı 1926 yılında serbest bırakılmıştır. O tarihten sonra içki tüketimi giderek artmaya başlamıştır.
En eski Türk filmlerinden başlayarak nerdeyse tüm filmlerde/dizilerde içki ve sigara sahnelerine sıklıkla yer verilmiştir.
Kilis gibi muhafazakâr bir memlekette bile düğün ve sünnet merasimi öncelerinde düzenlenen "Oturtma" gecelerinde sular seller gibi içki tüketilmeye başlamıştır.
İçki içmek modernleşme alameti, güzel bir keyif maddesi olarak sunulmuş, bazı babalar genç evlatlarını erken yaşta bu musibetle tanıştırma garabetine düşmüştür.
Üzüm memleketlerinde şarap fabrikaları kurulmuş, sahabeler diyarı Kilis'te üretilen "Kilis Şarabı" raflarda görünür olmuştur.
Sigara ve içkinin zararları ayan beyan ortaya çıkınca önce reklam yasağı getirildi. Daha sonra televizyonlardaki dizilerde ve eski filmlerde sigara ve içki sahneleri buzlandı. Okul, cami, yurt ve spor tesislerine 100 metre uzaklıkta ancak tekel bayii açılabilir hükmü getirildi.
Erişimi zor olsun diye içkilere çok yüksek oranda ÖTV getirildi. Saat 22.00-06.00 saatleri arasında perakende satışı yasaklandı.
Migros ve Carrefour gibi marketlerde içki satışı olması bize göre büyük bir yanlış.

Çünkü Tekel bayisine aileler çocuklarıyla birlikte gidip içki almazlar. Oysa bu marketlerde içki hemen kasaların arkasında bulundurularak çocuklara ve gençlere kötülüğün reklamı yapılmaktadır.
Şu anda Türkiye'de alkollü içki tüketimi sanki azalıyor gibi zannediyorum. Avrupa ve dünya ortalamalarına göre zaten çok düşük. Bunda İslam'ın ve örfün büyük etkisi var.
Türkiye'de ve Kilis'te mesire alanlarında içki içmenin yasak olması güzel bir olay…
Ancak Söğütlüdere'de asılı olan bu uyarı tabelası maksadı ifade etse de cümle yapısı düzgün olmamış.
Biz, aslında vücuda, aileye ve topluma zarar veren her şeyin yasaklanmasından yana olmalıyız.
YAZARIN DİĞER YAZILARI