Bir Ramazan ayını daha geride bırakıyoruz. Kış Ramazanlarında oruç tutmak nefsi fazla yormuyor. Acıkma ve susama nerdeyse yok gibi. Çünkü süre yaklaşık 13 saat.
İnananlar için mevsimin önemi yok. Ha yaz olmuş, ha kış. Hepsinde oruç ayrı bir güzel.
Ramazan'ın son günlerinde sohbetlerde oruç ibadetinin kolaylığından bahisle bilerek ve ihmal sonucu nefsine yenik düşüp tutmayanlar için "Tutmayanların yüzü kara olsun" denir.
Yani demek istenir ki, "biz tuttuk, acımızdan ölmedik. Allah'ın emrini yerine getirdik. Bilakis sağlık ve sıhhat bulduk. Huzuru ve mutluluğu yakaladık. Yüzümüzün akıyla bayramı hak ettik" demek istenir.
Teravih kıldık. Kur'an'la daha fazla haşir neşir olduk. Zekat ve sadakalarla fakir ve muhtacları görüp gözetledik. Sahura kalktık. Sahur selâları dinledik. Sahurda TV'lerde dini programlar izledik.
İftara doğru acıktık.Yemeden içmeden uzaklaşınca ne kadar aciz olduğumuzu anladık. Akşam ezanıyla birlikte yüzbinlerce/milyonlarca din kardeşimizle aynı anda iftar açmanın güzelliğini ve mutluluğunu yaşadık.
İçtiğimiz suyun ve yediğimiz her lokmanın lezzetini daha fazla tattık. Bütün nimetlerin O'ndan olduğunu bir kez daha idrak ettik.O'na hamd ve şükür ettik.Bazen toplu iftarlar yaparak bir ve beraber olmanın önemini ruhumuzda hissettik.
Geceleri Ramazan etkinlikleri şehirde bir panayır havası estirdi.Sokak lezzetleri, bayram ikramlıkları ve çocuklara alınan bayram kıyafetleri alışverişleri çarşı pazarı olağanüstü renklendirdi.
Bu manevi atmosfer bir kaç gün sonra bizi terkedip gidecek.Bundan dolayı da üzülüyoruz.
Ama Ramazan ayı tam tadında gidiyor. Ömrümüz olursa bu güzel mevsimi gelecek sene de karşılamak arzusundayız. Kilis'te böyle güzel günler için bir söz vardır; "Allah her sene bu zamanlara çıkarsın."
Amin..
Cahit Faruk İslamoğlu